ABD-Çin ticaret savaşı dünyayı nasıl etkiler? | Eurasia Diary - ednews.net

23 Eylül,


ABD-Çin ticaret savaşı dünyayı nasıl etkiler?

Analitik Merkez A- A A+

Bu savaşın kazananı varmı?

ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşının derinleşmesi global ticaret dengelerinin de etkilenmesine zemin yaratıyor. Savaşın ilk başladığı zamanlarda, ABD ve Çin büyük zararlarla yüzleşdi.  ABD yönetimi, Çin'i baskı altına alarak daha açık ve şeffaf piyasa koşulları oluşturmaya zorlamayı amaçlıyordu, ancak uygulamaya koyduğu vergiler, Çinle iş yapan Amerikan firmalarını da etkiledi.  Trump yönetimi, yerli tüketicilerin etkilenmesini önlemek için tüketici ürünlerini gümrük vergisi getirilecek ürünlerin listesinden kenarda tutmaya çalışdı, fakat unutduğu bir şey vardı. Bir çok ABD şirketleri Çinden ara madde ve ya yarı mamul maddeler alıb işleyerek başka ülkelere satdığından üreticiler için bu kararın üreticiler için hiç de parlak olmadığı kesindi. Bu savaşdan dolayı ABD'nin ihracatı tamamen dış ticaret savaşında üçte bir oranında kesilirse, ABD yıllık 50 milyar dolar ihracat kaybedecek. Yaklaşık 250.000 ABD işçisi işlerini kaybedecek.

Bu savaş yalnızca ABD'yi değil, aynı zamanda Çin ekonomisini de çıkmaz sokağa sürüklüyor. Şöyle ki, Pekin, finansal kaldıraçları zorlamak için nispeten sıkı bir para politikası uygulamak istiyor ancak büyümeyi desteklemek için daha kolay parasal koşullara ihtiyaç duyuyor. ABD ise bu koşullara ulaşmak için vazgeçilmez ticaret ortağıydı. Ancak bu savaş dolayısıyla, yıllar süren el sıkma ve göbek gözlemciliği sonrasında, Çin son olarak 2017'nin ortasından itibaren kredi artışını - Aşil'in topuğunu - engellemeye odaklanmaya başlamışdı. Bu savaşın aniden belirmesi, Çinin de gelecek planlarını müşküle sokdu. J.P.Morgan araşdırmacılarının yazdığı nota göre, “bunların hepsi Çini çok zor bir duruma sokuyor. Sadece tarife ve tarife dışı önlemlerin buna yönelik olması nedeniyle değil, zamanlama daha da kötü olamazdı”.

Her iki ülkenin konumunu ve yüzleşdiyi ekonomik sıkıntıları göz önünde bulundurarak, bu savaş kazançlarla değil, kaybetmekle ilgili olacağı kesin. Amma bu kaybedenler yalnızca iki devletmi olacak?

Hangi ülkeler üçün büyük riskler bekleniyor?

Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında başlayan ticaret savaşının, iki ülkedeki üreticileri ve tüketicileri olduğu kadar dünya ekonomisini de etkilemesi bekleniyor. Dışa bağımlı ihracat yapan ve küresel tedarik zincirinin parçası olan üçüncü ülkeler de ciddi zararlar görecek. Savaşın dünyaya yayılması halinde potansiyel olarak en çok etkilenecek ülkeler listesinin başında Lüksemburg var. Lüksemburg'u Tayvan ve Slovakya takip ediyor, çünki Lüksemburg yüzde 70.8, Tayvan yüzde 67.6 ve Slovakiyaysa yüzde 67.3 düzeyinde dışa bağımlı.

ABD'li firmalar ticaret savaşının sona ermesini göremezlerse, tedarik zincirlerini yeniden düzenleyecekler ve düşük maliyetli üretimi Vietnam, Malezya, Endonezya, Meksika ve Peru gibi ülkelerde bulacaklar. Çok fazla üretimi Amerika'ya geri götürmeyecekler. Benzer şekilde, Amerika Birleşik Devletleri'nden yüksek teknolojili endüstriyel girdiler satın alan Çinli firmalar, üretimin bir kısmını Güney Kore, Kanada ve Avustralya gibi ülkelere taşıyacaklar. Ancak Çin hükümeti, maliyetlerin çok daha yüksek olmasına rağmen, Çinli firmaların bu girdilerin çoğunu evde üretmelerini şiddetle destekleyecektir. Etkileşimde kalan başka bir devlet ise Tayvandır. Ülkenin Foxconn  firmasının elektronik ürünleri ciddi etkilenecek. Apple (İphone) için üretim yapan Foxconn gibi firmalar ülke ihracatının yüzde 40’nı yapıyor ki, bu da ülke ekonomisinin dışa bağımlılığına bir kanıtdır.

Savaş Türkiye ekonomisini engelleyecekmi, daha da geliştirecekmi?

Türkiyenin ise bu listede çok daha gerilerde yer alıyor. Dışa bağımlı ticaret yapan ülkeler listesinde yüzde 41lik bağımlılığı olan Türkiye listede 57’nci sırada kalıyor. Hatta Türkiye bu savaşdan karlı bile çıka bilir. Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi ve TUSİAD Çin Ağı Uzman Üyesi Dr. Altay Atlı da konuşmasında olumlu fikirler söyledi:

“Türkiye de bu pastadan olumlu bir şekilde payını almak ve ABD’den sonra boşluğu doldurmak için, Çin’in hangi ürünlere ihtiyacı olduğunu iyi belirlemelidir. Çin, yavaş yavaş ABD’den alımları azaltırken farklı ülkelerden alımları arttırmak isteyecektir. Türkiye de bu ülkelerden biridir. Türkiye bir tarım ülkesi ve özellikle tarım konusunda ABD'den boşalan koltuğu Türkiye doldurabilir.”

Aynı zamanda, Dr. Altay Atlı ticaret savaşının görünmeyen taraflarıyla ilgili konuşarak buzdağının görünmeyen taraflarını inceledi:

“Ticaret savaşı da dediğimiz olumsuz görünen küresel ekonomik gelişme, küreselleşmenin dinamikliği nedeni ile aslında fırsata da çevrilebiliyor. Önemli olan bunu iyi okuyabilmek. Bir buçuk milyarlık nüfusu ile dünyanın en büyük gıda tüketicisi Çin'e cazip gelen ürünleri belirleyip kalitemizle ön plana çıkmamız için hiç bir engel yok.”

Uzman görüşünden böyle bir çıkarım yapıla bilir ki, Türkiye bu savaşda Çin'i araşdırarak hem Çin gibi bir müttefikin simasıyla kendi ekonomisini daha da gelişdirir, hem de Çin ekonomisine katkıda bulunur.

 

Yazarı: Ramal İbrahimov

 

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...


loading...