24 Mayıs, Perşembe


Müziğin ritmiyle engel tanımıyorlar

Kültür

A- A A+

İSEMX grubu, 2011 yılında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Engelliler Müdürlüğüne (İSEM) bağlı olarak, eğitmen Murat Uçtu yönetiminde kuruldu.

Otizmli, görme, işitme ve bedensel engelli 18-35 yaş arası bireylerden oluşan grup, kurulduğu yıllardan itibaren pek çok konsere imza attı. 2012'de "Eğitim Her Engeli Aşar" projesi kapsamında "Cumhurbaşkanlığı Onur Ödülü" alan grup, şimdi de bir türkü albümü çıkarmaya hazırlanıyor. İleri günlerde piyasaya çıkacak albümle İSEMX üyeleri, müziğin ritmiyle engel tanımadıklarını gösteriyor.

Albüm ücretsiz dağıtılacak

İSEMX Müzik Grubu Kurucusu ve Eğitmeni Murat Uçtu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, grubun 9 kişiden oluştuğunu söyledi. Grubun tüm üyelerinin seste, okumalarda ve enstrümanlarda çok başarılı olduğunu belirten Uçtu, çıkarmaya hazırlandıkları albümde, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden türkülere yer verdiklerini ifade etti.

Çalışmalarını İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası Müdürlüğü stüdyolarında sürdürdüklerini dile getiren Uçtu, albüme önemli saz sanatçılarının da destek verdiğine işaret etti. Uçtu, "Albümümüz bitmiş durumda. Şu anda baskı aşamasında. Aralık ayında konser salonunda tanıtım yapılacak. Albüm çıktıktan sonra da ücretsiz olarak dağıtılacak." dedi.

Otizmli grup üyesinin ilk zamanlar göz teması kuramadığını ve bazı takıntıları olduğuna da değinen Uçtu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Zaman içinde bu değişiyor. Müzikle beraber daha sosyalleşmeye başlıyor, işin biraz daha eğitim kısmını algılamaya başlıyor. Her şeyin başı eğitim. Otizmlilere haftada 4 gün burada eğitim veriyoruz. Örneğin, bana ilk geldiği zaman, göz teması kuramayan otizmli çocuk, şu an 4 enstrümanı çok başarılı çalıyor. Şu an kendi bestesini çalışıyor. Pozitif anlamda müzik, çocukların gelişiminde çok önem arz ediyor. Çocuklar tek başına hareket etmeyi öğreniyor."

Tek başına albüm yapmak istiyor

Grubun solisti 18 yaşındaki otizmli Yıldırım Beyazıt Yakar, gruba 2012'de katıldığını söyledi. Bateri çalarak müziğe başladığını anlatan Yakar, daha sonra perküsyon, gitar, nefesli çalgılar, bağlama ile devam ettiğini dile getirdi.

Üç kardeş olan Yakar, ailesinin desteğiyle müziğe yönlendiğini ifade ederek, "Müzikle uğraşmak bana keyif veriyor. Bazen de moralim yerine geliyor. Sadece müzik değil resim de yapıyorum. Enstrümanların çoğunu da çalıyorum. Bağlamada az eğitim aldım, daha sonra kendim öğrendim. Kubat, Zara ve Orhan Gencebay ile aynı sahnede yer almak isterim. İlerleyen zamanlarda tek başıma türkü albümü de yapmak istiyorum." dedi.

Arkadaşlarına müzikle ilgilenmelerini tavsiye eden Yakar, "Canları sıkıldığı zaman müzik yapsınlar veya müzik dinlesinler. Çalmak isterlerse çalabilirler. Dünya Engelliler Gününüz de kutlu olsun. Herkese selam söylüyorum. Sıkıntılı duruma düşmesinler, mutlu olsunlar. İyi niyetli olmalıyız." diye konuştu.

"Görme engelli olarak aklımızda sıkıntı yok"

Görme engelli 35 yaşındaki Ercan Kılıçaslan ise perküsyon aletleri çalarak ve sesiyle gruba destek verdiğini söyledi. Karadeniz parçalarının yer aldığı bir albüm çıkardığını dile getiren Kılıçaslan, ilkokul 3. sınıftan itibaren müzikle ilgilendiğini anlattı.

Bu süreçte müzik öğretmenlerinin kendisine destek olduğunu ifade eden Kılıçaslan, şöyle konuştu:

"2011 yılında 'Adını anıyorum' müzik albümünü yaptım. Engelli tüm bireylere de müzikle ilgilenmelerini tavsiye ediyorum. Müzik hem topluma entegre olma hem de kucaklaşma adına önemli bir araç. Toplumumuzda 'Engelli bir şey yapamaz, aciz.' diye bakılıyor. Bizim görme engelli olarak aklımızda sıkıntı yok, sadece görmemiz problemli. Bunu anlatmak zor. Bunu da müziğe kullanarak anlatmaya çalışıyoruz."

Görme engelli semazen

Grupta solist olarak görev yapan ve aynı zamanda sema gösterisi sunan 27 yaşındaki doğuştan görme engelli Ercan Yaseminseven de Mevlana ve Yunus Emre'nin öğretilerinden etkilenerek semazen olmaya karar verdiğini anlattı.

Yaseminseven, "Şu an klasik gitar çalıyorum. Yaklaşık 3 yıldır sema yapıyorum. Küçüklüğümden beri semazenliğe ilgim vardı. Mevlana'nın felsefesinden çok etkilendim. Sema yaparken ilk başlangıçta zorlanmalar oluyor, baş dönmesi yaşanıyor, sonra alışılıyor. Görme engelli olmam semazen olmamı etkilemedi. Engelli ailelerinin de eğitimli olması gerekiyor. Müzikle ilgilenmek, sosyalleşmemi artırdı. Daha iyi oldu." ifadelerini kullandı.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...


loading...






Warning: mysqli_close() expects exactly 1 parameter, 0 given in /home/ednews/web/ednews.net/public_html/ednews.net/index.php on line 606