Türkiye Tekstil Sektörü Rekabette Çin'in Önüne Geçiyor | Eurasia Diary - ednews.net

23 Nisan, Salı


Türkiye Tekstil Sektörü Rekabette Çin'in Önüne Geçiyor

McKinsey Global Enstitüsü'nün (MGI) giyim, lüks ve moda sektörü üzerine yaptığı "Giyim Üretimi Evine mi Dönüyor?" başlıklı araştırması, küresel tekstil ticaretindeki çarpıcı değişimleri ortaya koyuyor.

Ekonomi A- A A+

McKinsey Global Enstitüsü'nün (MGI) "Giyim Üretimi Evine mi Dönüyor?" başlıklı araştırmasının bulguları şöyle:

ABD'nin ve Avrupalı yüksek üretim yapan şirketlerin dışa açılma stratejisi pek çok nedenle baskı altında. Geçmişte, giyim sektörü için Batı'nın gelişmiş pazarlarından gelen güçlü talep, bugün çoğunlukla Uzak Doğu ve Güney Yarımküre başta olmak üzere dünyanın diğer bölgelerinden geliyor.

Tüketicilerin her zamankinden daha fazla kıyafet aldığı Asya'da giyim satışlarının her yıl yüzde 6 oranında artacağı tahmin ediliyor. Bu da 2025'te olması öngörülen küresel satışların yaklaşık yüzde 40'ını oluşturuyor. Bu yükselen yerel talep, Asya'nın hazır giyim üretim kapasitesi için rekabet yaratıyor ve ihracat dengesini değiştiriyor. Birçok Çinli üretici, talep çok yüksek olduğu için odağını değiştiriyor ve yerel pazar için üretiyor.

Türkiye'de saatlik üretim işçiliği maliyetleri, 2005'te Çin'dekinden 5 kat fazlaydı, bu faktör 2017 yılına kadar 1,6 kat azaldı. Günümüzde coğrafi yakınlık, nakliyede önemli tasarruf sağlayarak, üretim maliyetini daha ekonomik hale getirebiliyor.

'Üretimi Çin'den Türkiye'ye kaydırmak daha ekonomik'

Örneğin, kot üretimini Bangladeş ve ya Çin'den Meksika'ya taşıyan bir ABD hazır giyim şirketi, kâr marjını koruyabilir veya hatta biraz artırabilir. Bangladeş'i üretim kaynağı olarak kullanan Avrupa için birim maliyetler hâlâ düşük, ancak üretimi Çin'den Türkiye'ye aktarmak ekonomik olarak daha uygun görünüyor. Örneğin kot üretiminin Çin yerine Türkiye'de olması durumunda maliyetlerin yüzde 3 oranında daha düşük olabileceği belirtiliyor.

Bunlara ek olarak Avrupa pazarına yakın olan Türkiye'de kot üretiminin otomasyonunun, parça başına 1.30 ila 2 Dolar arasında maliyet tasarrufu sağlayacağı öngörülüyor. Avrupa pazarında maliyet avantajı yaratan yakınlığın otomasyonla daha da geliştirilebileceği, örneğin, üretimin otomasyon sağlandıktan sonra Bangladeş'ten Türkiye'ye taşınmasının yüzde 3 ila 4 arasında marj iyileştirmeleri sağlayabileceği tespiti yapılıyor.

'Türkiye tekstil sektörü, rakipleriyle arayı daha da açabilir'

McKinsey Türkiye Ülke Direktörü Can Kendi raporla ilgili olarak, geçmişte hammadde ve emek-yoğun üretime dayalı olan tekstil ve hazır giyim sektörünün küreselleşmenin de etkisiyle son dönemde önemli bir dönüşüm yaşadığını ve günümüzde sektördeki rekabetin temel belirleyicisinin teknoloji, marka ve tasarım olduğunu söyledi. Hız faktörünün önem kazanmasıyla birlikte üretimdeki değer zincirinde coğrafi yakınlık ve teknolojinin payındaki hızlı artışa dikkat çeken Kendi, şunları söyledi:

"Güneydoğu Asya'dan Avrupa'ya gemilerle gönderilen ürünler 30 günde, Türkiye'den gönderilen ürünler 3 ila 6 günde ulaşıyor. Bu veri, üretimin Türkiye'ye kaydırılmasının Avrupa açısından avantajını açıkça ortaya koyuyor. Türkiye tekstil ve konfeksiyon sektörünün Afrika'ya ihracatı 2018'de tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkarak, bir önceki yıla göre % 13,5 artışla 1 milyar doları buldu. Sektör açısından stratejik bir açılım olan Afrika pazarındaki bu gelişmede yine Türkiye'nin coğrafi yakınlık avantajı önemli rol oynuyor. Diğer taraftan önümüzdeki 10 yıl içinde otomasyon sayesinde giyim üretim süresinin yüzde 40 ile yüzde 70 arasında düşeceği tahmin ediliyor. Tekstil sektörümüzün bu öngörüleri dikkate alarak otomasyon yatırımlarını doğru zamanlamalarla gerçekleştirmesi durumunda, başta Çin olmak üzere Asya'daki rakipleriyle arasındaki makası daha da açması mümkün görünüyor."

HABERLER

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...


loading...