Avrupa'da İslam ve islamofobi - Uluslararası uzman | Eurasia Diary - ednews.net

20 Kasım, Salı


Avrupa'da İslam ve islamofobi - Uluslararası uzman

Röportaj A- A A+

Son dönemlerde Avrupa'daki duruma ilişkin olarak dini baskılar medyaya hakim bir konuma gelmiştir. Bir çok ülkelerde protestolar yanlızca müslümanlara karşı büyük bir ayrıseçicilik yaratıyor. Bu konuyu açıklığa kovuşturmak için Eurasia Diary Avrupa'daki islamafobi konusunda UNESCO Paris Diplomatik ve Stratejik Çalışmalar Üniversitesi'nde Kültür Diplomasi Bölümü Başkanı, Profesör Naciye Selin Senocak'la repörtaj yaptı.

Naciye Selin Şenocak

Avrupada islamofobi ve nedenleri?

Avrupa’da İslamofobi yeni bir sorun değildir uzmanlar çoğunlukla bu sorunu 11 Eylül olaylarından sonra başladığını söylese de İslamofobi yüzyıllardır Avrupalıların bilinçaltına yerleşmiş bir korkudur. Bu korkunun başlıca nedeni Kilisenin yaptığı Islam ile ilgili kara propogandadır. Katolik Kilisesi Ortaçağ’da Haçlı seferleri, mezhep çatışmaları, engizisyon mahkemeleriyle Avrupayı kan gölüne ve korku imparatorluğuna dönüştürdüğü vakit İslamiyet Endülüs Emevi Devleti ve Osmanlı İmparatorluğula Avrupa’ya hoşgörü, barış, biliin her dalı, sanatla Avrupa’yı aydınlanma çağını yaşatmıştır bu da kilisenin Avrupa’da etkinliğinin azalmasına neden olmuştur bunun üzerine. Katolik Kilisesi İslamiyet konusunda halkı korkutmaya başlamıştır, Hz Muhammed’in isim değeri 666 ‘kıyametin yaratığı’ (Beast of Apocalypse)/ şeytanla bağdaştırmıştır, kötülüğün Doğu’dan geleceğini söylerek evlerin doğuya bakan pencerelerini bile kapattırmışlardır, Viyana kapılarına gelen Osmanlı İmparatorluğundan korkutmak için Türklerin insan eti yiyen barbarlar olduğunu anlatmışlardır, aynı dönemde 16.yy’da Protestan Kilisesinin kurucu lideri Martin Luther Türkleri öldürmenin ilahi bir görev olduğunu söyleyerek İslamofobi ve Türkofobiyi körüklemiştir. Günümüzde ise Avrupa’da son yıllarda özellikle 11 Eylül olaylarından önce Katolik dünyasında aradığı maneviyatı bulamayan genç Hristiyan nesillerde İslam dinine merak ve Müslüman olma süreci yaşanmıştır. Bu durum özellikle 1990 yıllarında ABD merkezli think tank kuruluşları tarafından başlıca tehdit olarak nitelendirilerek “medeniyetler çatışması” konseptini geliştirmelerine ve akabinde İslamiyet’i terör dini algısı yaratmalarına neden olmuştur. Dünya’da 1 milyar 700 milyon Müslüman vardır Hristiyanlık sayıca geriledikçe İslamiyet sayıca büyümektedir amaçları etkinliğini zayıflatmaktır.

Avrupada müslüman avrupalıların sayısının artmasının nedenleri?

Başlıca nedeni kapitalist sistemin sonucu olarak materyalist bir toplumda maneviyat arayışlarıdır. Vatikan’ın son yıllarda pedofili skandalları, faili meçhul cinayetler, manastırlarda bulunan yüzlerce bebek cesetleri örneğin rahibelerin yönettiği Tuam Katolik yetimhanesinde 800 bebeğin cesetleri kanalizasyon çukurunda bulundu ve buna benzer Avrupa’da birçok skandal Vatikan’ın kanlı sicilindeki olaylar ve tüm bu olayların ört bas edilmesi Katolik Dünyasında bir inanç çöküşüne neden olmuştur. Tüm Dünya’da özellikle Avrupa’da genç nesillerin kiliseden uzaklaşmasına ve alternatif dinlere yönelmesine neden olmuştur. İnsan doğası gereği inanç ve iman ihtiyacı vardır ölüm var olduğu sürece iman etme ihtiyacı daima var olacaktır, kendini ateist olarak nitelendiren şahıslar dahi çaresiz ölümcül hastalıklarla karşı karşıya kaldıkları vakit dua ve iman etme ihtiyacı hissetmektedir. İslamiyet her ne kadar kara propaganda yapılsa da adı üstünde barış dinidir. Özellikle Kuran-ı Kerim’i anlayarak okuyup İslamiyeti öğrenenler için aradıkları maneviyatı buldukları din oldu. Örneğin Cihat kavramı tüm dünyada Müslüman olmayanları öldürmek ve batı medeniyetine karşı intikam savaşı olarak algı oluşturabilmiş ve Islamofobya’nın yeni sloganı olmuştur. Halbuki Cihat kelimesi din adına fanatik bir şekilde ölmek veya öldürmek ideolojisi değildir. Cihat, ahlakla, adaletle ve akılla yaşama ve yaşatma için sürekli olarak çaba sarf etmektir, kendini yenilemektir. Diğer bir neden Avrupa’da yaşayan Müslüman göçmenlerin sayısının artması olarak da gösterebiliriz.

Avrupada son dönemler artan milliyetçi ve neofaşist dalganın bölgedeki müslümanlara ve bütünü ile islama etkisi?

Şu an Avrupa’da milliyetçi ve neofaşist dalga yalnızca Müslümanlara değil başta Avrupa Birliğinin geleceğine zarar vermektedir. Avrupa Birliği dağılma sürecine girmiştir ve bu durum Avrupa’nın çok tehlikeli bir süreç içinde olduğunu gösteriyor. Bunun dışında, Müslümanlar, Müslüman göçmen topluluğu Avrupa'da hiç görmediği kadar büyük bir baskı altına girecek. Müslüman ve özellikle son yıllarda Türk düşmanlığı büyük trajedilerin yaşanmasına neden olmaktadır özellikle Almanya’da Türk ailelerinin evlerinin, işyerlerinin kundaklanması yaşanan ölümler bu İslam düşmanlığının ve Türk düşmanlığının en vahim sonuçlarıdır. Bunun dışında elbette Müslümanlar'ın dışlanarak Avrupa’nın entegre etmeyip, iş imkanı verilmezse, sonuç olarak DEAŞ gibi terör örgütlerine üye olup, 'bizi kabullenmediniz, bize sahip çıkmadınız, hor gördünüz' gibi bir nefret ve kinle geri dönüş yapar. Bu gençler kendilerinin çıkış noktasını DAEŞ gibi örgütlerde buldular. O kini, nefreti ve intikamı da bu tür terör saldırılarıyla yapıyorlar" varolduklarını ispatlamaya çalışıyorlar. Bu kabul edilir bir durum değil ve Müslümanlara çok büyük zarar vermektedir.

Avusturya ve Fransanın uyguladığı islamın kurumsallaşdırılması politikasının özəllikleri nelerdir?

Avrupa çok büyük bir sosyal bunalım ve çelişki içerisindedir, bir yandan İnsan Hakları, demokrasi, özgürlük derken diğer taraftan Avrupa’da yaşayan Müslüman azınlığın dini inançlarına, geleneklerine saygı göstererek entegre etmek yerine ’içimizdeki düşman’ diye ayrıştırarak yasaklar getirerek asimile etmeye çalışmaktadır. Bu da özellikle Batı Dünyasının Müslüman coğrafyada empoze etmeye çalıştığı değerler sistemine aykırıdır. Fransa’da Kuran’ı Kerim’e müdahale etme önerisi Fransa’da yaşayan Siyonistler tarafından iniyse edilmiştir. Amacı bellidir Avrupa’yı bir iç savaşa kaosa doğru sürüklemektir, bu konuda Avrupalı ülkeler daha temkinli davranmalıdır. Zaten AB terörle mücadele raporunda İslamiyet adına yapılan terör faaliyetlerinde en büyük tehdit ve tehlikenin Kuran-ı Kerim’in yanlış tefsir edilmesi, İslami terimlerin ve İslamiyet’in ideolojik siyasi çıkarlar doğrultusunda radikal gruplar tarafından kullanılması olarak görülmektedir. Seküler İslam dedikleri Türkiye Cumhuriyeti’ndeki İslamiyet şeklidir Suudi Arabistan ve Iran’daki Şeriat kanunlarının esas alındığı İslam’dan farklılık göstermektedir.

Avrupalı liderlerin düşündüyü sekulyer islam nedir və bildiyimiz islamdan farkı?

İslamiyet’in kurumsallaştırılması bu anlamda önemlidir Avrupa terörizmin önüne geçmek için bir takım çare arayışları içerisine girmiştir. İslamiyet’in bir temsil sorunu vardır Müslümanları temsil eden bir kurum olmadığı sürece Müslümanların geleceğiyle ilgili kararları Batılı ülkeler alacaktır.

Avrupada durmadan artan müslüman nüfuzu ve islam etkisi Avrupanın geleceyini nasıl etkiler?

Avrupa’da Müslüman nüfusunun artış göstermesi Avrupa’nın Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin yaptığı gibi kamu diplomasilerinin kendi iç politikalarının yeniden gözden geçirmesi gerektiğini göstermektedir. Avrupa Birliği Müslüman nüfusunu entegre etmeyi başarıp beraber yaşamayı öğrenmeli çünkü İslam dini Avrupa’nın kaçamayacağı bir gerçeği Avrupa’nın en büyük ikinci dinidir. Yapılan araştırmalara göre 2070 yılında Müslüman nüfusu artışıyla Dünya’nın en büyük dini olacağı varsayılıyor.

 

Nicat İsmayılov

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...


loading...