Türkiye Çin ilişkilerinde Uygur sorunu - Erdoğan'ın Uygurlara yaklaşımı | Eurasia Diary - ednews.net

22 Temmuz, Pazartesi


Türkiye Çin ilişkilerinde Uygur sorunu - Erdoğan'ın Uygurlara yaklaşımı

Analitik Merkez A- A A+

Japonya'da geçirilen G-20 zirvesinden sonra Temmuz ayının 2'sinde Pekin'e seyahat eden Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği açıklamalar dünya medyasında geniş tartışmalara sebep oldu. Şöyle ki, Çin devlet televizyonunun açıklamasına göre Erdoğan söylemiş ki, 'Çin'in Sincan bölgesindeki vatandaşların Çin'in refahı ve gelişimi içinde mutlu hayat sürdükleri bir gerçekdir. Türkiye Türk ve Çin ilişkilerinin kimlerinse tarafından bozulmasına izin vermez. Türkiye radikalizme karşıdır ve Çin'le karşılıklı siyasi itibarı sağlamak ve tehlikesizlik, ekonomi alanında işbirliğini büyütmek niyetindedir.'

İlginçtir ki, Çin medyasının verdiği bu haberlere Türkiye tarafından resmi tepki gelmedi. Erdoğan bu açıklamaların Türk medyasında da yer verilmesinden sonra özellikle milliyetçi kesim tarafından sert eleştirilse de bu haberlerle ilgili açıklama vermedi. Böyle olunca, bir soru oluşuyor: 'Erdoğan Uygur'lara ihanet mi etti?'

Bildirelim ki, bu yılın Şubat ayında Türkiye'nin Dış İşleri Bakanı Mövlud Çavuşoğlu BM'in İnsan Hakları Bürosu'nun toplantısında konuşma yaparak Çin'in ülke dahilinde Türk ve Müslüman azınlıklara karşı hayata geçirdiği kanun ihlallerinin rahatsızlık yaratdığını bildirmiş ve bu açıklamalar Çin tarafında gerginliğe sebep olmuşdur.

Hatırlayalım ki, 2009 yılında yaşanan Urumçi olaylarında 1000'e yakın uygurun helak olmasından sonra Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan açık bir şekilde yaşananları 'Çin polisi bu vahşeti durdurmalıdır, Uygurlara karşı yapılan soykırımdır' diyerek sert şekilde kınamışdı.

Lakin Erdoğan bu sözü söylemesinden bir yıl sonra, 2010 yılında Çin'le Stratejik Ortaklık Anlaşmasına imza atdı. Bu anlaşmanın imzalanması ile Türkiye resmi şekilde seçimini yapmış oldu.

Şi Cinping İn'le Erdoğan görüşmesinin detaylarına gelince, taraflar arasında esas dikkat çeken olay Türkiye'nin Kemer Yol projesine katılmak isteği ile bağlıdır. Çin'nin Türkiye'nin bu projede  olmasında  amacı vardır, çünkü Türkiye'nin yerleşdiği arazi proje için yeni imkanlar yaratmak potansiyelini kendinde içeriyor.

Türkiye'nin dış politikasında Çin'e yönlenmesinin sebebi nelerdir?

Türkiye çok kutuplu dünya düzeninin kurulduğunun farkında olduğu için ABD ve Avrupa Birliği ile yaşadığı problemleri göz önünde bulundurursak Çin'le işbirliğine daha çok önem veriyor. S-400 ve F-35 problemlerinden sonra Türkiye'nin Çin'le masaya oturarak Kemer Yol projesinde işbirliğini tartışması ABD'ye verilen bir mesaj olarak da değerlendirile bilir. Türkiye bu mesajda Batı'ya muhtaç olmadığını vurguluyor.

Türkiye hem de ciddi bir ekonomik krizin eşiğindedir. Liranın değerden düşmesi, ülke dahilinde enflasyon seviyesinin artması, işsizlik yüzdesinin her geçen gün daha da çoğalması Türkiye'ni yeni bir ekonomik ortak bulmaya mecbur ediyor. Türkiye ve Çin ticari ilişkileri ise yukarıda da bahsettiyimiz gibi 2010 yılında imzalanan Stratejik işbirliği anlaşması ile daha da gelişmiştir. Lakin bu işbirliğinde Türkiye sorunlar yaşıyor ki, bu sorunlar dış ticaret ile bağlıdır.

Türkiye Çin'le ticaretde bir çok ürünü ithal ediyor, lakin az ürün ihrac ediyor. Bu da dış ticarette açık yaratıyor. Türk hükumeti çıkış yolunu Çin yatırımının ülkeye yöneltilmesinde görüyor. Bu yüzden Erdoğan görüşmede Kemer Yol projesine Türkiye tarafından ilgilendiğini söyledi, çünkü bu projeye katılan Türkiye parelel olarak Çin yatırımına da sahip olacak.

İki liderin görüşmesi ve Uygur meselesine yorum yapan Türk uzman profesör Sancar İmer söyledi ki, Türkiye gelecekte Kemer Yol projesinin tam merkezinde yer alacaktır. Türkiye bu pozisyonu kullanmalıdır. Bu proje esasında yönlendirilecek yatırımın Türkiye ekonomisine olumlu bir etkisi olacak. Uygur meselesine gelince, bu ABD'nin Türkiye ve Çin ilişkilerini bozmak ve Çin'le Orta Asiya devletleri arasında stratejik projeleri engellemek için kullanılan karttır. Tabii ki, ABD Çin'in regionda daha çok güçlenmesini ve müttefiki Türkiye ile işbirliğinin derinleşmesini istemiyor. Bunun için de sık-sık Uygur meselesi gündeme getiriliyor. Bu meselede Türkiye oldukça hassas davranmalıdır. Uygur Türklerinin haklarının savunması çok gereklidir ve zorunludur, lakin bunu Türkiye ve Çin ilişkilerine darbe vurmadan gerçekleştirmek lazım. Türkiye çok kutuplu dünyada, çok kutuplu dış politika stratejisi yürütüyor. S-400 meselesi ve Çin'le işbirliği bu stratejinin ana yönü kısmındadır.

 

Yazar: Nicat İsmailov

Türkçeye çeviren: Nezerli Aysu

Eurasia Diary

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...