Türkiye'nin PYD/PKK'nın narko-terörüyle mücadelesi | Eurasia Diary - ednews.net

26 Ağustos, Pazartesi


Türkiye'nin PYD/PKK'nın narko-terörüyle mücadelesi

PYD/PKK’nın Balkanlar, Kuzey ve Güney Afrika ve Kafkaslar olmak üzere dört önemli rotasının olduğu görülüyor. Bunlara ek olarak, örgütün Afrika’nın çeşitli yerlerinde uyuşturucu temin ettiği veya taşıdığı durak noktaları bulunuyor

Analitik Merkez A- A A+

Irak kuzeyine yönelik Pençe harekatının başlamasıyla birlikte, terör örgütü PKK’ya ait sığınak, mevzii ve barınakların imhası devam ediyor. Terör örgütüne ait ele geçirilen mühimmat ve yaşam malzemelerinin boyutları, PKK’nın finansal-maddi kaynaklarını yeniden gündeme taşıdı. İçişleri Bakanlığı ve açık kaynaklardan elde edilen veriler, örgütün mali kaynakları arasında uyuşturucunun en önemli kalem olduğuna işaret ediyor.

PKK 40 yılı aşkın süredir Türkiye, Irak, Suriye, İran ve Avrupa ülkelerinde farklı isimlerle örgütlü bir yapı kurdu. PKK devletten koparılmış bir “halk”/kitle oluşturmak, bir sözde devlet yapısı ortaya çıkarmak ve terör saldırılarını sürdürmek amacıyla finansal kaynaklara ihtiyaç duymuş ve tüm terör örgütleri gibi suç niteliği taşıyan faaliyetlere başvurmuştur. Bu faaliyetler arasında uyuşturucu maddelerin üretimi, dağıtımı ve satışı özellikle dikkat çekiyor. Bu noktada PYD/PKK’nın uyuşturucudan elde ettiği kazanımların rotaları ve Türk güvenlik güçleri tarafından örgüte yönelik yapılan operasyonlar, örgütün elde ettiği yıllık muhtemel bütçeye işaret etmektedir.

PKK’nın uyuşturucu rotaları

PKK genellikle bu rotaları kendini ifşa etmeyecek yöntemlerle kullanarak, uyuşturucuyu esas pazar olarak gördüğü Avrupa’ya taşıyor. Örgütün sıklıkla kullandığı ve örtülü şekilde uyuşturucu kaçırdığı rotaların başında ise Balkanlar geliyor. Bu rota coğrafi olarak sırasıyla Afganistan-İran-Türkiye-Balkan ülkeleri-Avrupa istikametinden oluşuyor.

Açık kaynaklar üzerinden bakıldığında, PYD/PKK’nın Balkanlar, Kuzey ve Güney Afrika ve Kafkaslar olmak üzere dört önemli rotasının olduğu görülüyor. Bunlara ek olarak, örgütün Afrika’nın çeşitli yerlerinde uyuşturucu temin ettiği veya taşıdığı durak noktaları bulunuyor. PKK genellikle bu rotaları kendini ifşa etmeyecek yöntemlerle kullanarak, uyuşturucuyu esas pazar olarak gördüğü Avrupa’ya taşıyor.

Örgütün sıklıkla kullandığı ve örtülü şekilde uyuşturucu kaçırdığı rotaların başında ise Balkanlar geliyor. Bu rota coğrafi olarak sırasıyla Afganistan-İran-Türkiye-Balkan ülkeleri-Avrupa istikametinden oluşuyor. Öyle ki Afganistan’da üretilen uyuşturucu İran, Irak veya Suriye’ye taşınabildiği gibi, Türkiye’ye İran ve Kafkaslar üzerinden taşındıktan sonra, Balkanlar üzerinden çeşitli rotalarla Avrupa’nın batısında bulunan Hollanda, Belçika ve Fransa gibi uyuşturucu pazarının büyük olduğu yerlere de aktarılabiliyor. EUROPOL ve açık kaynaklar üzerinden erişilebilen istihbarat raporlarına göre, PKK gerçekleştirdiği uyuşturucu ticaretinden ötürü ifşa olmamak ve suç ağını genişletmek adına kullandığı güzergahlarda farklı taşeron suç örgütleriyle anlaşabilmekte. Örneğin Kafkaslar rotasını kullanırken PKK bazı Gürcü ve İranlı suç örgütleriyle anlaşarak uyuşturucu maddeleri Avrupa’nın doğusunda bulunan pazarlara aktarabilmekte.

Avrupa’nın muhtelif yerlerinde görev yapan bazı güvenlik güçlerince, PYD/PKK için “siyasi sığınmacılık” statüsünün Avrupa’da “maymuncuk” işlevine sahip olduğu, üst düzey örgüt mensuplarının bu statüyü suiistimal ederek Avrupa’ya kalıcı olarak gelebildiği ifade ediliyor.

Bu konuda medyaya yansımış ve çok bilinen bir örnek Baybaşin kardeşler olayıdır. Baybaşin kardeşler Diyarbakır’da bulunan aile/aşiret bağlarını kullanarak İngiltere, Hollanda ve Türkiye üçgeninde uyuşturucu ağı kurmuş ve neredeyse Avrupa’nın bütün uyuşturucu satıcılarıyla angaje olmuştur. Bununla birlikte, Türk kolluk kuvvetleri tarafından yakalanan uyuşturucu kaçakçılarına göre, PKK ile bağlantı kurmayan hiçbir yapının Türkiye içinde veya Avrupa’da uyuşturucu satışı yapması mümkün değildir.

Ek olarak, Avrupa’nın muhtelif yerlerinde görev yapan bazı güvenlik güçlerince, PYD/PKK için “siyasi sığınmacılık” statüsünün Avrupa’da “maymuncuk” işlevine sahip olduğu, üst düzey örgüt mensuplarının bu statüyü suiistimal ederek Avrupa’ya kalıcı olarak gelebildiği ifade ediliyor. Örneğin Türkiye’den kaçan ve siyasi sığınmacılık talebinde bulunan, örgütün Avrupa’daki üst düzey yöneticileri Zübeyir Aydar, Remzi Kartal ve son dönemlerde MİT-TSK ortak operasyonuyla etkisiz hale getirilen ve örgütün kasası olarak bilinen Ali Rıza Altun ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi tarafından “uyuşturucu kaçakçısı” olarak ilan edilmiştir.

Suriye’deki Kamışlı, Malikiye, Resulayn, Rakka, Haseke, Ayn el-Arab ve Tel Abyad bölgelerinde ve Cülab nehriyle Haseke civarlarında da haşhaş, esrar ve kenevir ekimi gerçekleştiren örgüt, burayı sadece bir uyuşturucu geçiş güzergâhı değil, aynı zamanda uyuşturucu üretim merkezi haline getirmiştir.

Yeni rota Suriye

2011’de yaşanan Arap Baharı sonrasında Suriye’deki varlığı üzerinden yeni arayışlara giren PKK Avrupa’ya yönelik hamlelerini örgütün Suriye uzantısı olan PYD/YPG üzerinden hızlandırmıştır. 2014 yılında DEAŞ’ın Suriye’nin Ayn el-Arab bölgesine saldırması ve bölgede bulunan PYD/YPG yapılanmasının ABD’den destek almaya başlamasıyla PKK bölgeyi PYD/YPG üzerinden etkisi altına almıştır. PYD/PKK yapılanmasının bölgede alan hâkimiyeti kazanmasıyla birlikte, örgütün uyuşturucu dağıtım merkezlerinden biri olan ve Irak kuzeyinde bulunan Kandil, Suriye üzerinden Avrupa’ya uyuşturucu göndermeye başlamıştır. Suriye’deki Kamışlı, Malikiye, Resulayn, Rakka, Haseke, Ayn el-Arab ve Tel Abyad bölgelerinde ve Cülab nehriyle Haseke civarlarında da haşhaş, esrar ve kenevir ekimi gerçekleştiren örgüt, burayı sadece bir uyuşturucu geçiş güzergâhı değil, aynı zamanda uyuşturucu üretim merkezi haline getirmiştir. PYD/PKK genellikle mısır ve pamuk tarlalarının arasına ekilen hammaddeyle uyuşturucu üretimini örtülü şekilde sürdürmektedir. Örgüt tüm bu faaliyetlerini, sözde Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin kontrolünde bulunan sözde Tarım Bakanlığı tarafından yürütüyor. Elde edilen uyuşturucuyu ise sadece Avrupa’ya göndermiyor, aynı zamanda bulunan PYD/PKK mensubu elemanların örgüt tarafından “kolay” kontrol edilmesi amacıyla Suriye içinde de dağıtıyor.

PYD/PKK’nın özellikle Türkiye’de ve yakın çevresinde kurmuş olduğu narkotik ağ, Türkiye’nin kapsamlı terörle mücadele operasyonlarıyla son yıllarda büyük oranda sekteye uğradı. Türkiye’nin PYD/PKK’nın narko-terörüyle mücadelesi, ülke içinde ve sınır ötesinde yürütülen güvenlik operasyonları ve uluslararası kurumlarla kurulan güçlü iletişim vasıtasıyla 2016 itibariyle ivme kazandı.

Türkiye’nin PYD/PKK’nın narko-terörüyle mücadelesi

PYD/PKK’nın özellikle Türkiye’de ve yakın çevresinde kurmuş olduğu narkotik ağ, Türkiye’nin kapsamlı terörle mücadele operasyonlarıyla son yıllarda büyük oranda sekteye uğradı. Türkiye’nin PYD/PKK’nın narko-terörüyle mücadelesi, ülke içinde ve sınır ötesinde yürütülen güvenlik operasyonları ve uluslararası kurumlarla kurulan güçlü iletişim vasıtasıyla 2016 itibariyle ivme kazandı. 2016’nın ikinci yarısı itibarıyla FETÖ darbe girişiminin yönetici ve yönlendiricisi pozisyonundaki kimselerin terör ve uyuşturucuyla mücadeleyi yürüten devlet kurumlarından uzaklaştırılması, PYD/PKK gibi örgütlerin organize suç yöntemleriyle mücadelede çarpan etkisi yaptı. Akabinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından Suriye’de düzenlenen Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtları, örgüt mensuplarını ve örgütün bölgedeki taşeron suç gruplarını ortadan kaldırdı. Irak’ın kuzeyine yönelik Kararlılık ve Pençe harekâtları ise uyuşturucu başta olmak üzere örgütün tüm suç ve terör faaliyetlerine karar veren üst düzey teröristlerin etkisiz hale getirilmesini ve yasadışı sınır geçişlerinin önüne geçilmesini sağladı.

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Suriye’de düzenlenen Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtları, örgüt mensuplarını ve örgütün bölgedeki taşeron suç gruplarını ortadan kaldırdı. Irak’ın kuzeyine yönelik Kararlılık ve Pençe harekâtları ise uyuşturucu başta olmak üzere örgütün tüm suç ve terör faaliyetlerine karar veren üst düzey teröristlerin etkisiz hale getirilmesini ve yasadışı sınır geçişlerinin önüne geçilmesini sağladı.

Sonuç itibarıyla, Türkiye’nin narko-terörle mücadelesine yakından bakıldığında, 2016’dan bu yana kazanılan ivme dikkat çekmektedir. İçişleri Bakanlığı’na bağlı ilgili birimlerin de kararlılıkla yürüttüğü operasyonlar neticesinde 2016, 2017 ve 2018 yılları boyunca 88 bin 239 kilogram kenevir, 16 bin 542 kilogram eroin, 11 bin 411 kilogram kokain ele geçirilmiştir. Ele geçirilen uyuşturucu malzemenin PYD/PKK yapılanması için önemini anlamak adına, Avrupa uyuşturucu piyasasındaki değerine bakmak yeterli olacaktır.

PYD/PKK’dan ele geçirilen uyuşturucunun miktarı ve bu uyuşturucuların örgüte sağladığı finansman göz önünde bulundurulduğunda, PYD/PKK’nın sadece uyuşturucu üzerinden yıllık ortalama 1,5 milyar dolar civarında gelir elde etme ihtimali olduğu anlaşılıyor. Yayımlanan istihbarat raporlarına göre, PKK’nın halihazırda uyuşturucu, insan kaçakçılığı, illegal yollarla toplanan paralar ve benzeri kalemlerden elde ettiği toplam gelirin 50 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Avrupa uyuşturucu pazarının yüzde 80’ninden fazlasını elinde bulunduran PYD/PKK yapılanmasıyla mücadeleyi her kulvarda sürdüren Türkiye TSK, MİT Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı dışında, Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Organizasyonu, Karadeniz Ekonomik İşbirliği, Güneydoğu Avrupa Kanun Uygulama Merkezi ve Avrupa Uyuşturucu ve Bağımlılık İzleme Merkezi gibi uluslararası kurumlarla da işbirliğini sürdürmektedir.

 

Ümit Tetik

Anadolu Ajansı

Eurasia Diary

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...