Asya ve Pasifik'te yeşil yaşamın ekolojik tarihini yazalım | Eurasia Diary - ednews.net

14 Ağustos, Cuma


Asya ve Pasifik'te yeşil yaşamın ekolojik tarihini yazalım

Analitik Merkez A- A A+

Asya-Pasifik bölgesinde, artan ekonomik refah ve azalan yoksulluk, orada kaydedilen ilerlemeyi yansıtmayabilir. Doğadaki bazı olaylar bu sürecin henüz bitmediğini göstermektedir. Özellikle bu yıl küresel sağlık salgını COVID-19'un sağlığımız ve ekonomimiz üzerinde yıkıcı bir etkisi oldu. Ancak, başarılarına dayanarak, bölge sürdürülebilir bir sonuca doğru ilerlemeye devam etmek zorundadır.

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) için çok önemli bir aşamada umut verici bir ilerleme kaydedildiğini belirtmek isterim. Bölge, gelir yoksulluğunun ortadan kaldırılmasına yönelik hedeflere ulaşma yolunda ilerliyor. Açlık oranı 2000'de yüzde 17'den 2017'de yüzde 11'e düşürüldü. Temel sağlık hizmetlerini kullanan nüfusun oranı 2000 yılından bu yana yüzde 48'den yüzde 75'e yükseldi.

Bununla birlikte, her alt bölgedeki eşit olmayan hız kısa vadede ortadan kalkmadıkça, 2030'a kadar 17 bölgenin hepsinin SKH'sına ulaşamayacağız. Yazacağımız sonraki ilerleme bölümleri sadece daha hızlı olmakla kalmamalı, aynı zamanda daha yüksek yaşam kalitesi ve sağlıklı bir çevre için de savaşmalıdır.

En şaşırtıcı şey, tüm alt bölgelerin çevresel hedeflere ulaşmada ilerleme kaydetmemiş olmasıdır. Asya ve Pasifik için Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu tarafından yayınlanan Asya ve Pasifik SKH İlerleme Raporu'nun 2020 baskısından elde edilen veriler, ne bölgemizdeki zengin, değerli doğal kaynakları sürdürülebilir bir şekilde yönetmediğimizi ne de mücadele etmek için yeterli eylemde bulunmadığımızı gösteriyor. İklim değişikliği ile mücadele için gerekli önlemleri almıyoruz. Ana tüketim uygulamaları deniz kirliliğine ve ekosistemlerde geri dönüşü olmayan hasara yol açmıştır. Hava kirliliği gökyüzünü bulanıklaştırırken, Asya-Pasifik bölgesi dünyanın sera gazının yarısını yayar. Afetler artan sıklık ve yoğunluk ile meydana gelmektedir.

Dünya, insani ilerlemenin çevresel bozulma pahasına olamayacağı konusunda bizi uyarmaya devam ediyor. Hayatta bir şey elde edersek, gezegeni korumak için alınan önlemleri destekleme sorumluluğumuz vardır. Atık yönetimini acilen iyileştirmek, doğal afetlere karşı dayanıklılığı artırmak ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine uyum sağlamak zorundayız.

Çevresel hususlara ek olarak, bölgenin GSYİH büyümesindeki ilerlemeler de bizi yoksulluk konusundaki normatif düşünceyi genişletmeye zorlamaktadır. Bölge, ekonomik büyüme ile ilgili SKH hedeflerinde iyi ilerleme kaydetmesine rağmen, tek boyutlu değerlendirmeler artık yeterli değildir. Artan kanıtlar, bölgenin yoksulluk, açlık, cinsiyet eşitliği ve eşitsizliğin azaltılması için diğer biçimlerde değerlendirilen tüm ölçülebilir SKH hedeflerine ulaşamadığımızı göstermektedir. Bu, hedeflerimizin yoksulluğun uzun vadeli ve karmaşık gerçekleriyle tutarlı olması gerektiği anlamına gelir.

Neyse ki, Asya ve Pasifik ülkeleri 2030'a güçlü bir taahhütte bulundular. Ayrıca gelecek için olumlu bir fırsat yarattı. Mevcut çabalar, temiz enerji ve eğitime erişim gibi alanlarda daha olumlu bir politik vizyonun temelini oluşturmuştur. SKH'deki ilerleme tek yönlü bir süreç değildir, ancak önümüzdeki yıllarda bu süreci hızlandırmanın bir temeli vardır.

Bölge, çabalarını hızlandırarak, hızla büyüyen ekonomisini insanların ve gezegenin refahı ile dengeleyebilir. Bölgenin yenilenebilir elektrik üretme kapasitesi 2000 yılından bu yana neredeyse beş kat arttı. Yani dünyanın diğer bölgelerine göre daha hızlı büyümüştür. Birçok ülke imalat sektöründen gelen karbondioksit emisyonlarının yoğunluğunu azaltmak için temiz ve çevreye duyarlı teknolojiler benimsemiştir.

Son trendler, önümüzdeki on yılda çeşitli hedeflerde ilerlemenin hızlandırılması için umut verdi. İşgücü verimliliğindeki artışlar, kalkınma için kaliteli eğitime erişim ve kaynak akışına erişim, Asya-Pasifik bölgesinin birçok hedefe hızlı bir şekilde ulaşması için temel oluşturduğuna dair örnekler vermektedir.

Gezegenimize zarar verirken olumsuz olayları önlemek ve çevreyi korumak için mücadele etme gücümüz olduğuna inanıyorum. Bölge uyumlu çabalarını ikiye katlarsa, ilerlemenin yavaş olduğu hedef bölgeler için gelecek daha parlak olabilir.

Gereken kapsamlı çabalar, bunu tek başına yapamayacağımız anlamına gelir. Alt bölgelerdeki eşitsiz kazanımlar işbirliğinin her zamankinden daha önemli olduğunu göstermektedir. Bölgeyi toplu olarak, başta okyanus olmak üzere doğal kaynakları koruyan ve iklim değişikliği ile mücadele eden kalıcı bir kalkınma vizyonuna doğru ilerletmek zorundayız. Verileri dinlemek ve kullanılabilirliğini desteklemek, olumsuz eğilimleri tersine çevirmek için temel olan entegre politikalar oluşturulmasına yardımcı olacaktır. Her düzeyde ve tüm paydaşlarda ortaklıkları canlandırmak onları uygulamamızı sağlayacaktır.

Kararlı eylemlerle bölge, 2030 yılına kadar güçlü bir sonuç elde etme kapasitesine sahip. Daha önce benzeri görülmemiş bir küresel sağlık acil durumu ve artan ekonomik belirsizlik sırasında, geleceğimizi düşünmeyi unutmayalım. Bölgenin kararlılığı ve zengin kaynakları COVID-19 ve ötesini aşmamıza yardımcı olabilir. Birlikte Asya ve Pasifik'te doğanın ve toplumun her alanına başarı getirecek bir tarih yazabiliriz.

Armida Salsiah Alisjahbana,

Armida Salsiah Alisjahbana Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı ve ESCAP Genel Sekreteridir

Türkçeye çeviren: Tebriz Abbasov

EDNews

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...