Koronavirüs: Nobelli ekonomist, zengin ülkelere yoksul ülkeler için “Marshall Planı” çağrısı yaptı | Eurasia Diary - ednews.net

24 Haziran, Perşembe


Koronavirüs: Nobelli ekonomist, zengin ülkelere yoksul ülkeler için “Marshall Planı” çağrısı yaptı

Analitik Merkez A- A A+

2019 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Esther Duflo, küresel "güney"deki hükümetlerin insani bir felaketi önlemek için zor durumdaki hanelere büyük nakti destek seferberliğinin gerekeceğini ve yardımın zengin ülkelerin ekonomik çıkarına da olduğunu söyledi

Dünyanın en saygın kalkınma ekonomistlerinden biri, zengin ülkelerin düşük gelirli uluslara büyük çapta finansal destek sunmaya yönelik yeni bir "Marshall Planı" oluşturarak koronavirüs acil durumuna yanıt vermesi gerektiğini söyledi.

Uzmanlar, gelişmekte olan ülkelerde yoksulluğu azaltma ve yaşam standartlarını artırma konusunda onlarca yılda katedilen ilerlemenin, yalnızca Kovid-19'un sağlık üzerindeki etkisinden değil, aynı zamanda küresel resesyonun felaket getiren zincirleme etkileri yüzünden de tehlikede olabileceği uyarısında bulundu.

2019 Nobel Ekonomi Ödülü'nü kazanan Esther Duflo, Econ Films’in CoronaNomics programında yaptığı değerlendirmede, Afrika'dakiler başta olmak üzere küresel "güney" ülkelerinin hükümetlerinin, yoksulluğu ve açlığı önlemek için zorluk içindeki hanelere yönelik büyük çaplı nakdi destek seferberliğinde bulunmasının gerekeceğini belirtti.

Duflo, "Zengin ülkelere bu çabayı takip etmelerini ve yardımcı olmalarını tavsiye ederim" dedi.

Küresel bir topluluk olarak işin felakete dönüşmesini engelleme kabiliyetine sahibiz.

Bunu, tıpkı Avrupa'nın II. Dünya Savaşı krizinden sonra yeniden ayağa kalkabilmesinde olduğu gibi, güneydeki ülkelerin de bu krizden sonra ayağa kalkmasına yardımcı olacak yeni bir Marshall Planı olarak düşünebilirsiniz.

Adını dönemin ABD Dışişleri Bakanı George Marshall'dan alan Marshall Planı, II. Dünya Savaşı'ndan sonra Amerika'dan Batı Almanya dahil Batı Avrupa'nın tükenmiş haldeki ülkelerine yönelik emsalsiz bir finansal destek programıydı.

Tarihçiler ABD'nin bu planını, diplomatik müttefikleri desteklemekle kalmayıp bu ülkenin ihracatı için piyasaları yeniden canlandırmaya yardımcı olduğu ve savaş sonrası küresel ekonomide yaşanan patlamanın temelini oluşturduğu için ABD'nin açık fikirli, kişisel çıkarına yönelik en büyük hamlesi olarak görüyor.

Duflo, koronavirüs krizinin gelişmekte olan ülkeler üzerindeki etkisine dair trajedinin bir kısmının, yaşam standartlarında görülen uzun süreli ilerlemenin sonuna rastlamasıyla ilgili olduğunu da ekledi.

Kalkınma ekonomisti, "Bu, muhtemelen profesyonel hayatımdaki en büyük kriz zira yoksulluk, açlık ve çocuk ölümlerini azaltma açısından bakıldığında son 30 yıl gayet iyi geçmişti" dedi.

Gelişmekte olan ülkelerde virüs kaynaklı ölüm oranı şimdiye kadar korkulandan daha düşük seviyede seyretti fakat hükümetlerin aldığı kararlarla gerçekleşen tecritlerden ve küresel ticaretteki kesintiden kaynaklanan ekonomik zarar şu anda bile çok büyük.

Yükselen piyasalara ait para birimlerinin dolar karşısında birden değer kaybetmesi, ithalatı çok daha pahalı hale getirdi. Çok sayıda ülkenin ihraç ettiği hammaddelerin fiyatında da düşüş yaşandı. Birçok yoksul ülkenin bel bağladığı turizm çöktü.

Birleşmiş Milletler (BM) ekonominin altüst olması nedeniyle 2020 sonuna kadar 130 milyon kişinin daha açlık sınırının eşiğine gelebileceği bir "açlık salgınına" karşı uyarmıştı.

BM yaptığı çağrıda, zengin ülkelerden gelişmekte olan ülkelere Uluslararası Para Fonu (IMF) aracılığıyla hibe, borç iptali ve acil borç da dahil 2,5 trilyon dolarlık (yaklaşık 17,3 trilyon TL) destek vermelerini istemişti.

CoronaNomics programına çıkan bir diğer isim olan BM Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Achim Steiner, Batılı hükümetlerin gelişmekte olan ülkelerle dayanışmadan söz ettiğini ancak hala eyleme geçilmediğini söyledi.

Steiner, "Şimdiye kadar ilave fonlama için sağlanan fon neredeyse sıfır" dedi.

UNDP Başkanı, hastalığın gezegenin her yerinde kontrol altına alınmaması halinde muhtemelen kendi sınırlarına geri gelip ikinci bir salgına neden olacağı için dünyanın zengin kısmının gelişmekte olanlara, özellikle de bu ülkelerin sağlık sistemlerine destek vermesinin onların çıkarına olacağını kaydetti.

Steiner, "Şu anda herhangi bir ülkenin yapabileceği en iyi yatırımın bu olduğunu düşünüyorum" dedi.

Bu, çıkarlarımıza uygun çünkü aksi takdirde şu anda yenilginin kaçınılmaz olduğu bir savaş veriyoruz.

Independent Türkçe

EDNews.net

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye
Telegram: @eurasia_diary


Загрузка...