Turan Ülkeleri ve Özerk Bölgelerinin isimlerinin anlamı | Eurasia Diary - ednews.net

18 Kasım, Pazartesi


Turan Ülkeleri ve Özerk Bölgelerinin isimlerinin anlamı

İlginc bilgiler A- A A+

Azerbaycan:

Azerbaycan adının kaynağı, Farsça’daki ‘azer’ (ateş) ve ‘baykan’ (bekçi) sözcükleridir; ‘ateş bekçisi’ odlar yurdu anlamına gelir. Azerbaycan’ın tarihsel topraklarının bir kısmı Gürcistan, Ermenistan, Rusya federasyonu ve İran arasında paylaşılmıştır. Tarihsel Azerbaycan toprağı Derbent, Ruslar tarafından Azerbaycan’dan alınıp Dağıstan’a bağlanmıştır.

Borçalı:

Tarihsel Türk toprağı Borçalı, bugün Gürcistan sınırları içinde olan bir Türk bölgesidir. Borçalı bölgesi bugün Rustavi merkezli ‘Kvemo Kartli’ bölgesine bağlıdır. Nüfusu tahmini olarak 500.000 kadardır. Ahalisinin büyük çoğunluğu Karapapak/Terekeme boyundan olan Azerbaycan Türkleridir. 18.asırda Borçalıda ‘Sultanlık’ ilan edilmiştir. 19.asırda ise bölge Rus işgaline uğramıştır. Sovyet Rusya burayı Sovyet Gürcistanına vermiştir. Gürcüstan müstakil olunca yine Gürcüstan sınırları içinde kalmıştır.

1813 yılında yapılan Gülistan ve arkasından 1828 yılında yapılan Türkmençay anlaşmalarıyla bugünkü, daha doğrusu 1990’lara kadar varlığını koruyan Rus-İran sınırı çizilmiştir. 1828 yılında imzalanan Türkmençay anlaşması, bir yıl sonra 1829 yılında imzalanan Edirne Anlaşmasıyla Osmanlı İmparatorluğu’na da onaylatılarak uluslar arası bir anlaşma haline gelmiştir. Genel olarak ifade edecek olursak, Türkmençay anlaşması ile Bakü merkezli Kuzey Azerbaycan Rusya’da kalırken, Tebriz merkezli Güney Azerbaycan İran’ın egemenliği altına girmiştir.

Tarihi Azerbaycan topraklarında Ermenistanı kuran güç Ruslardır. Bugün Azerbaycanın kuzeyi bağımsız olurken, Güney Azerbaycan’daki İran işgali 1828 yılından beri yaklaşık iki asırdır resmen ve fiilen sürmektedir.

Kazakistan:

Kazakistan, Kazak ülkesi demektir. Kazak sözcüğü ‘başkaldıran’ demektir.

Kırgızistan:

Kırgızistan, Kırgız ülkesi demektir. Kırgız sözcüğü “kır-ges, kır uguz” sözünden kısaltılarak ifade ettiklerini bunun yanı sıra “kırk cüz”, “kırk uguz”, “kırk kız” ve “kırk usun” şeklinde de ifade edilmiştir.

Kırgız kelimesi “kırk yoz” (kırk uruu-boy) anlamını ifade etmektedir.

Manas Destanı, Kırgız Türkleri’nin millî destanıdır. Müslüman Kırgızlarla Putperest Kalmuklar arasındaki mücadeleleri anlatır. Destan üç bölümden oluşmaktadır. Bunlar; Manas, oğlu Semetey ve torunu Seytek ile ilgili bölümlerdir.

Destanın derlenen en hacimli şekli Sayakbay Karalayev’in Manas-Semetey-Seytek üçlemesi olup 500.500 dizedir. Destanın çeşitli Manasçılardan derlenen 60’tan fazla anlatımının toplam dize sayısının 1.500.000 olduğu kaydedilmektedir.

Kuzey Kıbrıs Türk cumhuriyeti:

Kıbrıs, bakır anlamına gelir. Ada üzerinde çağlar boyunca bakır çıkartılıp işletildiğinden dolayı bu ismi almıştır.

Özbekistan:

Turan Ülkeleri ve Özerk Bölgelerinin İsimlerinin Anlamı

Özbekistan adı tarihi kaynaklara göre Altunordu Beyi Özbek’in adından gelmektedir. Özbek Han 1313–1340’ta Altunordu Devleti’nin başına geçer. Yine tarihi kaynaklara göre bu birliğe Özbekler denir. Daha sonra da bu kelime belli bir Türk topluluğunun adı olarak kullanılır.

Türkiye:

”Türk” ya da “Türük” sözcüklerinin tarihte bilinen ilk kullanımına Orta Asya’da Göktürkler tarafından Göktürk alfabesi kullanılarak sekizinci yüzyılda dikilen Orhun Yazıtları’nda rastlandı. Sözcüğün günümüzdeki halinin orijinali ilk kez 12. yüzyılda İtalyanlar tarafından Orta Çağ Latincesi kullanılarak Turchia veya Turcmenia şekillerinde oluşturuldu. Bunların yanı sıra Orta Çağ’ın Alman seyyahları bölgeyi Turkei veya Tirkenland şeklinde, Fransızlar ise Turquie şeklinde andı.

Sözcüğün Yunanca soydaşı Tourkia, Bizans imparatoru ve bilgini VII. Konstantin Porfirogennetos tarafından De Administrando Imperio kitabında kullanıldı. Ancak imparator buradaki “Türk” kullanımlarıyla Macarları kastetti. Benzer şekilde Bizans kaynakları, Karadeniz ile Hazar Denizi’nin kuzeyinde ömür süren bir Türk devleti olan Hazar Kağanlığı için de Tourkia (Türklerin ülkesi) sözcüğünü kullandı. Osmanlı İmparatorluğu ise kendi çağdaşı olan diğer ülkeler tarafından zaman zaman Türkiye veya Türk İmparatorluğu şeklinde anıldı.

Türkmenistan:

Türkmenistan, Türkmen ülkesi anlamına gelir. Türkmen ise, Türk sözcüğüne abartma anlamı veren -men ekinin gelmesiyle olmuştur.

Başkurdistan Özerk Cumhuriyeti:

Rusya Federasyonu’na bağlı federe bir Türk cumhuriyetidir. 11 Ekim 1991 tarihinde özerkliğine kavuşmuştur. Güney Urallardan batıya doğru Belaya ve Kama nehirlerine kadar uzanan bölgede bulunmaktadır. Başkurtlar veya Başkortlar veya Başkırtlar, Türk halklarından biridir. Çoğunluğu Rusya Federasyonu içindeki Başkurdistan’da yaşar.

Buryat özerk cumhuriyeti:

Buryatlar, Turan halklarının Altay kolundandır. Bugün bir Moğol halkı olarak tanınıyor olsalar da Buryatlar; iki Türk, iki de Moğol boyunun birleşmesinden doğmuş karma bir halktır. Bunlardan güney ve doğu Buryatya’da yaşayan Huri ve Hondogar boyları Moğol karakteri taşırlar ve Budist’tirler. Batıda yaşayan Bulaga ve Ehiriler ise Türktürler ve Tengri’ye inanırlar. Buryatların toplam nüfusu 600 bin dolayındadır. Bunun 290 bini Buryat Özerk Cumhuriyeti’nde yaşamaktadır. Komşu İrkutsk ve Zabalskaya Oblastarında da 150 binden fazla Buryat bulunmaktadır. Buryatlarda, Türkiye Türkçesindeki kurt, Bortocono olarak bilinir. Börte kelimesi kurt anlamında Türkçe bir sözcüktür. Çono ise Moğolca Kurt demektir. Buryatlar Bortocono/Börtecine’yi ataları, Ala Geyik’i de anaları olarak bilirler.

Çuvaşistan Özerk Cumhuriyeti:

Çuvaşistan Özerk Cumhuriyetin adını aldığı Çuvaşlar, Türk halkları’ndan biridir. Çuvaşistan, Rusya’nın orta kesiminde yer alır ve Haziran 1920’de kurulmuştur. Çuvaşların bir etnik grup olarak tarih sahnesine çıktıkları tarihi M.S. 820 yılı olarak kabul edebiliriz. Bu tarihte, Hazar Hanlığı’ndaki Hunlar iki kola ayrılmışlar ve bunlardan biri “çuaş” ya da “çuvaş” şeklinde adlandırılırken, diğerleri “kavar” ya da “kabar” şeklinde ismlendirilmişlerdir.

Doğu Türkistan (Uygur Özerk bölgesi):

İşgal altında tutulan ve bu kadim Türk yurdunun adını Sinkiang olarak değiştiren Çin, 1955’de sözde “ Sinkiang Uygur Otonom Bölgesi yönetimini” ilan etmiştir. Çin yönetimi, sözde bu Özerk bölge’de, Moğol, Kırgız, Kazak ve Tacik ve Hui gibi uluslara ait Otonom Nahiye, İlçe, İl ve daha alt otonom birimler ve bölgelere de ayırmıştır.

Aslında bu olay Sovyet Rusya’nın Batı Türkistan’da yaptığı gibi, bölge Türk ve Türkistan tabirleri içermeyecek şekilde ve muhtemel bir bağımsızlık hareketini engelleyebilmek için Çin tarafından Doğu Türkistan’da uygulanan bir yöntemdir. Yani “ Parçala, Yönet ve Yut” temeline dayanan bir emperyalist ve sömürge yöntemi’dir.

Çin anayasasında yer almasına rağmen Bölgesel Milli özerklik yasasını maddeleri Doğu Türkistanda uygulanmamaktadır. kağıt üzerinde özerklik yapısı vardır. Uygulamada bölge ÇKP partisinin kontrolünde bir sömürgedir.

Uygurlar, en eski Türk boylarından biridir. Varlıkları, milattan önceki yüzyıllara dek uzanır. Uygurlar, Moğolistan ortalarından Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlara dek yayılmış bulunan ve Çin kaynaklarında Gao-çı (yüksek tekerlekli arabalılar) olarak kaydedilen Türk boylar topluluğu içindeydi; Çin kaynaklarında Yüan-ho / Yuan-hu olarak adlandırılıyorlardı.

Gao-çı’lar 536 yılından sonra Çin kaynaklarında Tie-le olarak geçer. Tie-le’ler içinde bulunan Uygurlar da Wey-ho olarak adlandırılır. Tie-le’lerin bengü taşlardaki adı Tölis’tir.

Batı (Kök) Türk kağanı Çu-lo 605 yılında Tölislere saldırır ve başbuğlarını öldürür. Bu olay, Tölislerin birçok boyunu Uygurlar etrafında birleştirir. Çin kaynakları, Selenge boylarındaki bu Uygurlara Hui-ho adını verirler. Hui-ho, bengü taşlardaki Uygur kelimesinin karşılığıdır.

Türk tarihinde ilk yerleşik hayata geçen,Türk Milletinin ilk kültür ve medeniyetini şekillendiren ve modern anlamda Uygur—Türk devletini kuran çok kadim Türk boylarındandır. Türk tarihinde ilk şehircilik, mimarlık, din ve kültürünün temellerini atmışlar, aynı zamanda modern tarım yapmışlar ve tarihi ipek yolunun ilk kervancıları ve tüccarları olarak tarihe geçmişlerdir. Türk tarihinde ilk defa şehir ve kasabalar kurmuş ve ilk Türk mimari eserlerini inşa etmişlerdir.

Şehir hayatı ve kültürünü başlatmışlar ve 18 harften oluşan ilk Türk alfabesi olan Uygur alfabesini icat etmişlerdir. Uygur Türklerinde okur yazar oranı hayli yüksekti. Türeyiş ve Göç destanları Uygurlara ait olup, “Orta Oyunu” Uygurlardan gelmektedir. Gök tanrı inancını terk edip yabancıların dinine inanan ilk Türk topluluğudur. Bögü Kağan zamanında Mani dinine girmişler ve daha sonra Karahanlılar zamanında islam dinini kabul ederek Türk tarihinin en en güçlü ve en muhteşem devrini Türk Milletine armağan etmişlerdir.

Gagauz Özerk Cumhuriyeti:

Maldova Cumhuriyeti içinde yer alan özerk bir Türk cumhuriyetidir. Bugün halâ halis bir Rumeli Türkçesi konuşan Gagauzlar Ortodoks Hristiyanlardır. Günümüzde Moldova, Bulgaristan, Ukrayna, Yunanistan, Romanya, Makedonya, Türkiye, Kazakistan, Özbekistan ve hatta Arjantin’e yayılmış bir coğrafyada yaşamaktadırlar.

Gagauzların Uz (Oğuz)ların torunları olduğu. Gagauz adının da Gök Uz’dan geldiği bir gerçektir.

Hakasya Cumhuriyeti:

1989 nüfus sayımına göre nüfusları 81.428 olan Hakaslar, başlıca Krasnoyarsk Krayı’na bağlı olan Hakas Muhtar Bölgesinde (oblast) yaşamaktadırlar. Hakasların Kırgız ve Sagay gibi iki mühim kolu bulunmaktadır. Çin kaynaklarında bu Kırgız boyuna “Heges” denildiği için aydınlar kendi ülkelerine Hakas adını vermişlerdir.

Meşhur müsteşrik Katanov, etnograflar Maynagaşov ve Kızlasovta Hakas asıllıdırlar. Bunlardan Katanov’un kütüphanesi Türkiye’ye getirilerek Türkiyat enstitüsünün temelini teşkil etmiştir. Hakasça, Uygur şivesine yakındır. Hakas halk edebiyatının ürünleri Kastren, Radloff ve Katanov tarafından toplanmıştır. Bugünkü günde yazı diline sahip olan Hakasların dil ve edebiyat enstitüleri mevcuttur.

Hakasların topluca yaşadıkları Hakas Cumhuriyeti batıda Kemerovsk Oblastı, güneybatı ve güneyde Altay Muhtar Bölgesi ve Tuva ile sınırdaştır. Ülkenin 2/3 dağlıktır. Bu ülkenin yüzölçümü 64.400 km2 olup, idari merkezi Abakan’ın dışında Minusinsk adlı bir şehri daha bulunmaktadır.

Hakaslar, Türk boyu olup Güney Doğu Sibirya da yaşamaktadırlar. Hakaslar 1800’lü yıllarda Rus İmparatorluğu’na katılmış, 1930 da özerk bölge statüsüne kavuşmuşlardır. Hakaslar eski şamanizm inancına sahiptirler. Hakasların iki bin yılı aşan tarihleri onların bir Kırgız grubu olduğunu göstermektedir.

Tanrı Dağı Kırgızlarının dünyaca ünlü büyük destanları Manas da bu tarihi olaydan bahsetmektedir. Manas Destanı’nın anlattığına göre Tanrı Dağı Kırgızları Yenisey bölgesinden bugünkü vatanlarına Manas Han önderliğinde göç etmişlerdir. 9. yüzyıl Çin kaynakları Kırgızlardan “Heges” veya “KieKiaSe” adıyla bahsetmektedir. Sonraki yıllarda Tanrı Dağı Kırgız boylarının Müslümanlaşma ve yaşanılan bölgeler arasındaki mesafenin uzak olması nedeniyle Yenisey Kırgızlarının ayrı bir kimlik benimsemesini ve Hakas adını kabullenmeleri sonucunu doğurmuştur.

Kalmuk Özerk cumhuriyeti:

Kalmuklar Moğol kökenli bir halk topluluğudur. Çungarlar ve Öletler de denilen bu topluluk, kendilerini Oyrat olarak adlandırırlar. Moğolcanın Oyrat lehçesini konuşurlar. Bugün Moğolistan, Doğu Türkistan ve bunlara komşu Çin eyaletlerinde Oyrat lisanını konuşanlar vardır.

Kalmıklar veya Kalmık halkı Batı Moğol halkı Oyratlar’ın 17. yüzyılda Cungarya’dan Hazar Denizi’nin batısına göç etmiş olan koludur. Bugün çoğunlukla Rusya Federasyonu’nun Kalmıkya Cumhuriyeti’nde yaşamaktadırlar.

Kabardino Balkar Özerk cumhuriyeti:

Balkarlar ise Karaçayların doğusundaki Çerek, Çegem, Baksan Malki ve Terek civarında yaşamaktadırlar. Kendilerine “Taulida da (Dağlı)” diyen Balkarlar 1989 nüfus sayımına göre 88 bin kişiden ibaret olup, %88’si (78.000) Kabardin-Balkar Cumhuriyeti’nde yaşamaktadır.

Bir iddiaya göre Bulgar Türklerinden, diğer bir iddiaya göre Hazar Türklerinden gelmektedirler. Bugün Balkarlar l. Bezengiy veya Bizingi, 2. Hulamlı, 3. Çegemli, 4. Urosbeylive 5. Baksanlı gibi kollara ayrılırlar.

Kuzey Kafkasya halkı Kabardalar ile Türk dilli Balkarlar için ortak bir cumhuriyet tesis edilmiştir. 12.500 km karelik cumhuriyetin toplam nüfusu 800 bin civarında olup, Balkarlar ancak %10’unu teşkil ederler.

Kendilerini Taulular (Dağlılar) olarak da adlandıran Balkarların kökeni üstüne kesin bilgi yoktur. V. F. Müller ve J. Marvadt’a göre Kuban Bulgarlarından gelirler. Bazı araştırmalara göre de uzun süre göçebe olarak yaşadıktan sonra Kafkas Bulgarlarını oluşturmuşlardır. Uzun yıllar Karaçaylılarla birlikte yaşayan Balkarlar ise adlarının Kırım’dan göç ettikleri sırada kendilerine önderlik eden Malkar adında bir beyden geldiğine inanırlar. Kökenlerinin Hazar Türklerine dayandığını ileri sürenler de vardır. Bunlara göre Balkarlar 10 ve 11. yüzyıllara değin bağımsız yaşamış, daha sonra Ruslar ya da Osetler tarafından Kafkasya’ya sürülmüşlerdir.

Saha Yakut Özerk cumhuriyeti:

Rusya Federasyonun en büyük özerk cumhuriyetidir. Kendilerine Saka veya Saha diyen saha Türkleri Kuzeydoğu Sibirya’da bilhassa Yakut (Saha) Cumhuriyeti’nde yaşarlar. Ülkede elmas, altın, gaz, kömür, gümüş ve bakır çıkarılmaktadır. Mendeleyev tablosundaki bütün elementler Yakutistan’da bulunmaktadır. Elmas Saha yurdunda çok önemli bir yere sahiptir . Bunların en değerlilerinden biri de Moskova’da müzede bulunan ve 342,5 karatlık pırlantadır. Yakutistan’ın hemen her bölgesinde elmas çıkarılmaktadır.

Tataristan:

Rus işgali altında bir Türk yurdudur. Rusya federasyonuna bağlı Özerk cumhuriyettir. Tatar sözü, gerek Türkler ve gerekse Moğollar arasında eskiden beri bir boy adı olarak kullanılmaktaydı. Ancak, Moğollardaki Tatarlarla Türk boyu olan Tatarların aynı olmadıklarını bilmek yerinde olur. Moğol-Tatarlar, 1202 tarihinde Dalan-Nemürges savaşında Cengiz Han tarafından yenilerek parçalanmışlar ve bütün halkı da diğer boylar arasında dağıtılmıştır. Böylece Tatar boyu Moğollar arasında ortadan kalkmakla beraber, bu isim yabancılar tarafından bazen “Moğol”, bazen da “Türk” anlamında kullanılmaya devam etmiştir.

Türk dilinin en eski belgelerinde olan Orhon Yazıtlarında zikredilen “Tatar” halk adını bazı tarihçiler Moğol, bazıları da Türk menşeli olarak kabul etmiştir. Fakat Kaşgarlı Mahmud’un “Divan-ı Lugat-it-Türk’ünde adı geçen Tatarların bir Türk boyu olduğu kesindir.

Ruslar da Cengiz dönemi için bazen “Moğol”, bazen de “Tatar” adını kullanmıştır. Hatta ondan sonra kurulan ve birer Türk Devleti olan Altın Orda ve Kazan Hanlığı ve halkına da hep Tatar denmiştir. Çarlık döneminde de ellerine geçirdikleri bütün diğer Türk boylarına Ruslar toptan “Tatar” demiştir. Ancak bu ifade kullanılırken hiçbir zaman “Moğollar” kastedilmemiştir. Bu ifadeyi yalnız Türk boyları için kullanmışlardır.

6. yüzyılda Hazar Türkleri tarafından kurulmuş Hazar İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla batıya ve kuzeye göç eden Kıpçak boyuna dahil bir Türk kavmi olan Bulgarlar “Kağan Asparuk” komutasında batıya giderek bugünkü Bulgaristan’ın temelini atarak Tuna Nehri havzasında Birinci Bulgar İmparatorluğu’nu, kuzeye giden Bulgarlar ise Volga Bulgarya devletini kurmuşlardır. Bu iki devleti kuran Türklerin ataları bugünkü Tatarlar ve Çuvaşlar sayılmaktadır. Tataristan bölgesi 1922 yılına kadar Bulgaristan olarak anılmaktaydı.

Tuva Özerk Cumhuriyeti:

Rus işgalinde olan Rusya federasyonun bağlı özerk bir cumhuriyettir. Tuva, Bolşevik Devrimi’ni takip eden iç savaştan hemen sonra Sovyetler Birliği’ne dahil olmamış, 1944 yılına kadar ayrı bir devlet olarak varlığını sürdürmüştür. Buna ek olarak, Tuva’nın dış sınırı bulunmaktadır ve Tuva, Sibirya içinde yerli halkın çoğunlukta olduğu tek idari birimdir.

Tuva Türkleri, Eski Türklerin dini olan Şamanizmin Gök Tanrı veya Tengricilik inancına mensuptur. Aynı zamanda Budizm de kabul edilmiştir. Çok az sayıda Tuvalı ise Rusya’nın ve başka Hıristiyanların yaptığı misyoner faaliyetler sonucu Hıristiyanlık dinine geçmiştir.

 

Yücel Tanay

Yenicag.info

Eurasia Diary

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...