Tüm uluslararası kanunlara göre, Karabağ Azerbaycan'a iade edilmelidir - Rus uzman Grigori Trofimçuk | Eurasia Diary - ednews.net

16 Temmuz, Salı


Tüm uluslararası kanunlara göre, Karabağ Azerbaycan'a iade edilmelidir - Rus uzman Grigori Trofimçuk

Paşinyan, Ermenistan’ın hedeflerine zarar verse bile, esas hedef olarak Karabağ’ı seçti. Paşinyan`ın arkasında provokatör durabilir.

Röportaj A- A A+

Temas hattında Ermenilerin Azerbaycan`a karşı tecavüzü giderek artıyor. 12 Haziran’da, Azerbaycan medyasında, Azerbaycan topraklarının harç bombardımanına tutulduğuna dair kayıtlar yayıldı. Bir süre önce, Ermenistan Savunma Bakanı Tonoyan meydan okurcasına bir Azerbaycan askerini öldüren sabotajcılara ödül verdi. Ve 13 Haziran’da, ülkemizin Savunma Bakanlığı, bizim mevkilerimiz üzerinde Azerbaycan’ın askeri uçaklarına yapılan roket saldırısının görüntü kayıtlarını gösterdi. "Osa" hava savunma roket sisteminden çıkan iki Ermeni roketi, hedefi vuramadan havada kendini imha etmişti. Aynı gün akşam Ermeniler Karabağ'da bir Ermeni askerinin öldürüldüğü haberini verdiler. Azerbaycan ile Ermenistan arasında konuşmalar hangi yönde ilerliyor ve aralarındaki siyasi ilişkilerde neler bekleniyor?

Dış politika, savunma ve güvenlik alanında uzman, Bilimsel Araştırmalara Yardım Vakfı Uzman Konsey Başkanı Grigori Trofimçuk, Eurasia Diary`nin sorularını yanıtladı. O Azerbaycan’ın, "savaş" dışında, saldırgan üzerinde farklı bir baskı uygulama aletleri olduğuna inanıyor.

Grigori Trofimçuk

- Bahsettiğimiz olaylardan, OSA füzelerinin kullanılmasıyla Karabağ'daki gerginliğin daha da arttığını görebiliriz. Yaşanan bu olay savaş için atılan bir adım mı, yoksa hedefe ulaşmayan iki füzenin fırlatılmasının Ermenistan'ın uyarısı olduğunu düşünüyorsunuz?

- Nikol Paşinyan iktidara geldiğinden beri, Azerbaycan tarafı açıkça savaşa sürüldü. Bakü’nün hala müzakerelere hazır olduğu göz önüne alındığında, bunu hem dışişleri bakanları düzeyinde düzenli toplantılar biçiminde, hem de Viyana’da İlham Aliyev’in Paşinyan`la ilk resmi toplantısı sırasında  onayladığını görüyoruz. Fakat, Azerbaycan, teorik olarak, özellikle Paşinyan'ın iktidara nasıl geldiğini göz önüne alarak, bunu yapamaya da bilir. Görünen o ki, Ermenistan Başbakanı, en başından beri, iç sosyo-ekonomik görevlerin zararına olsa bile Karabağ'ı faaliyetlerinin ana yönü olarak seçti.  O Azerbaycan için uzun vadeli uluslararası müzakere sürecinin biçimini yok eden, pratik olarak kabul edilemez bir takım koşullar öne sürdü. Onun sadece “bölgeyi barışa değiştirmiyorum” formülü tüm barışçıl çabaları reddettiğini anlamaya yeterlidir. Ermenistan-Azerbaycan müzakere masasına doğrudan sözde Karabağ  temsilcileri vb. dahil etmesi de buna aittir. Dolayısıyla, gerçekleri ayık bir şekilde değerlendirirsek, Azerbaycan'ın zor kullanmaya tahrik edildiği sonucuna varırız. Azerbaycan açıkça savaşa kışkırtılıyor. Aynı zamanda, Paşinyan'ın arkasında birinin onu bu şekilde davranması için yönlendirmediğinin bir garantisi yoktur.

Sonuçta, gözlemciler, Batı’nın İran’a artan baskısı ışığında, bölgesel istikrarı baltalayan net bir seyir görüyorlar. AGİT Minsk Grubu gözlemcilerinin ne yaptıkları belli değil. Şimdiye kadar, 2016'nın ilkbahar Viyana ve St. Petersburg'da yapılan zirvelerden bu yana, ilk ateşkesi kimin bozduğu sorusuna bir cevap vermediler. Bu nedenle, Karabağ'da temas hattında yaşanan olaylar yeni bir savaşın başlangıcıdır, özellikle Azerbaycan Nisan 2016'dan bu yana üç yıl içinde tekrar aldatıldığını ve kimsenin işgal olunan Azerbaycan topraklarını geri vermeyeceğini biliyor.

Şimdi ilk ateş edenin ve ya ilk kimin yanıt verdiğinin bir önemi yok; uluslararası gözlemciler ise, yuvarlak masada bu sonsuz soru yağmurundan saklanıyor gibi görünüyor. Ve eğer resmi bir değerlendirme yapılmazsa er ya da geç, durum yeniden kontrolden çıkacaktır.

“Ermenistan`ın uyarısı”ndan bahsederken, dikkate alınmalıdır ki, uyarılar ve sözde tehditler varsa, gerçek savaşın henüz başlamamıştır. Savaş, tarafların eylemlerini şifrelemesiyle başlayacaktır. Bununla birlikte, onlarca ve yüzlerce ölümle neden olmayan hafif saldırılarla desteklenen söz savaşı sürmektedir.

- Dağlık Karabağ ihtilafında Ermenistan ve Azerbaycan'ın yasal dayanakları nelerdir?

- Kenardan bir gözlemci olarak, ben bu soruyu basit ve mecazi bir şekilde cevaplıyorum: Karabağ'ın 30.000 yıl önce kime ait olduğu önemli değil; önemli olan onun şimdi kime ait olduğudur ve bu konuda ne yapılabilir? Hem Ermenistan hem de Azerbaycan bu bölgenin tarihen kime ait olduğu konusunda gerekçelerini ortaya koymaktadır, ancak bu argümanlar Ermenilerin ve Azerbaycanlıların kendisi dışında hiç kimseyi etkilememektedir. Şunu da kabul etmeliyiz ki, Sovyetler Birliği'nin çökmesi ile onun bütün bileşenlerinin ve tüm tabanlarının çökmesi de olası bir durumdur. Hukuk alanında, kimse kimseye bir şey ispat edemez. Bu nedenle, eğer böyle bir durumda, kimse bütün gücü ve kaynaklarını dikkatle ölçerek mücadele etmek istiyorsa bu sadece onun işidir.

- Resmi Bakü bu durumda ne yapmalı?

- Bakü, daha önce de bahsettiğim gibi, çatışmaya barışçıl bir çözüm sunarak elinden gelenin en iyisini ve böyle bir durumda mümkün olanı yapıyor. Ayrıca, tüm uluslararası kanunlara göre, Karabağ ona iade edilmelidir. Ancak mevcut durumda Azerbaycan, müzakere sürecinin temel ilkelerini açıkça ihlal eden Nikol Paşinyan karşısında askeri olmayan diğer araçlar kullanabilir.

Şimdi tüm "kozlar" Bakü'nün elindedir. Ancak Bakü onları kullanmıyor ve bu garip taktiği anlayamıyorum. Ne de olsa, bu ayrıcalıklı dönem, Azerbaycan için sonsuza dek süremez ve onu yeniden savaşmaya zorlayacaklar.

- Resmi Moskova'nın bu konuda tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Moskova'nın tutumu değişmezdir: Çatışmayı barışçıl, politik yollardan, diplomatik ve müzakere yoluyla çözmek. Bu arada, 2016 “Nisan” savaşının Moskova ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin sayesinde sona erdiğini unutmamalıyız. Fakat artık üç yıl geçti. Başlıca sorunlardan biri de bence, Serj Sarkisyan'ın Erivan'daki yerinin birden-bire, Nikol Paşinyan'a geçtiği ve CSTO ile alakalı olduğudur.

Aynı zamanda, dikkatini Karabağ sürecinde bile Moskova ve Bakü'nün konumuna uygun olmayan sorunların çözümüne odaklamasıdır.

 

Yazar: Kamal Ali

Türkçeye çeviren: Güller Bagirova

Eurasia Diary

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...