'Keşmir'de 11 bin Müslüman kadına tecavüz edildi, 110 bin kişi öldürüldü' - Pakistan Büyükelçisi Seit Han Mohmand | Eurasia Diary - ednews.net

19 Eylül, Perşembe


'Keşmir'de 11 bin Müslüman kadına tecavüz edildi, 110 bin kişi öldürüldü' - Pakistan Büyükelçisi Seit Han Mohmand

Röportaj A- A A+

Hindistan Halk Partisi'nin Başkanı Narendra Modi’nin yönetiminde olan Hindistan hükümeti, 5 Ağustos'ta 370 ve 35A maddelerini iptal ederek Keşmir’in özerklik statüsünü kaldırıldığını açıkladı. Karardan hemen sonra, Hindistan ordusu nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Keşmir'i ablukaya aldı. Bu olay, uzun zamandır devam eden Pakistan-Hindistan çatışmasını körüklemiştir.

Eurasia Diary, Pakistan'ın Azerbaycan Büyükelçisi Seit Han Mohmand ile özel röportaj yaptı.

Sayın Büyükelçi, Hindistan'ın Keşmir'in yüksek özerklik statüsünü kaldırmasının ardında yatan sebepler nelerdir? Hindistan'ın amacı nedir?

Keşmir'in sorununu daha iyi anlayabilmeniz için size çatışmanın kısa bir tarihini anlatmak istiyorum. 1947'de kabul edilen ayrılık ilkesine göre, sömürge Hindistan, Pakistan gibi Müslüman çoğunluğu ve Hindistan gibi Hindu çoğunluğu olan iki devlete bölündü. Hindistan'da birçok il var ve bunlarda çoğunluk Hintlilere ait. Keşmir'de, nüfusun çoğunluğu Müslüman, ancak güç Hintlilere ait. İlk Hindistan Başbakanı Javaharlal Nehru'nun Keşmirli bir Hintli olduğuna dikkatinizi çekmek isterim. 1947'de Hindistan'da Keşmir Maharaja'ya (hükümdar) katılma mekanizmasını benimsemiştir. Bu mekanizmaya göre, Keşmir'in finans, savunma, iletişim ve dış ilişkiler alanında Hindistan ile bağlantısı olmalı. Bunu imzalayarak Hindistan, Keşmir’e asker gönderdi ve işgal etti. 1947'de, bölgenin% 45'i Hindistan'a,% 35'i Pakistan'a,% 20'si de Ladah'a (Çin) aitti. Ancak Keşmir nüfusunun% 70'i Müslümandı.

Madde 370 ve Madde 35A 1949'da yürürlüğe girdi. Bu yasa, Keşmir bölgesine bağımsız bir bayrak ve parlamento sahibi olma hakkı verdi. Yasaya göre, Keşmirli olmayanlar Keşmir'de mülk satın alamazlar. Keşmir'deki Müslüman bir kadın Keşmirli olmayan biriyle evlenirse mülkiyet haklarını kaybedecektir. Keşmir dışında yaşayan insanlar, Keşmir'deki seçimlerde oy kullanamazlar. Keşmir'den olmayan hiç kimsenin burada çalışmasına izin verilmiyor. Keşmir Özgürlük Hareketi de son 70 yılda başladı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Keşmir çatışmasının çözümü ile ilgili 11 kararı kabul ettiği belirtilmelidir. Bunların her biri, Keşmir’in statüsünün şeffaf ve serbest seçimlerle belirlenmesini içeriyor. Ancak Hindistan aynı fikirde değil. Hindistan şu anda Keşmir'de 600 bin asker tutuyor ve burası dünyanın en silahlı bölgesi olarak kabul ediliyor. Son günlerde, 180 bin'den fazla asker konuşlandırıldı.370. maddenin yürürlükten kaldırılması çeşitli faktörler içermektedir. Bu maddenin kaldırılması fikri, Hindistan Halk Partisi'nin seçim platformunda da belirtildi. Aşırılıkçı ve ırkçı görüşlerle sahip bu parti, "Hindular için Hindistan" fikrini destekliyor. Ayrıca, bu maddenin kaldırılmasının ardından Hindistan, bölgedeki demografik değişim fırsatını yakalayacak ve Hintlilerin nüfusunu arttırmaya çalışacaktır. İlk faktör Hindistan'ın Hintlilere ait olduğu fikri, ikinci faktör demografik değişim ve sonuncu faktör Afganistan'daki barış görüşmeleridir. Hindistan Afganistan'daki barış sürecine dahil değildir, ancak Pakistan doğrudan bir katılımcıdır. Bu maddenin kaldırılmasıyla ile, Pakistan'ı bu süreçlerde engellemek istiyorlar. Hindistan, Keşmir'i kendi topraklarına katarak, Afganistan’ın batı cephesinde Pakistan’a sorun yaratabilir. Afganistan'da barış Pakistan'ın lehine olduğundan, bu bölge Pakistan için jeostratejik öneme sahip.

Hindistan’ın kararının ardından Pakistan Başbakanı İmran Han, çatışmaya diplomatik bir çözüm istiyor. Ancak Hindistan geri adım atmayacak. Hindistan'ın tavizsiz konumu Pakistan'ı savaşa sürükleyebilir mi?

İlk konuşmasında Başbakan İmran Han, Hindistan'ın Keşmir çatışmasını çözme yönünde olumlu bir adım atması durumunda 10 adım atacağımızı söyledi. Uzun süredir devam eden bu çatışma, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 11 kararıyla çözülmeli. Ancak Hindistan bu kararları görmezden geliyor ve bölgedeki askeri varlığını artırıyor. Şu anda on kişi başına bir asker. Keşmir'deki Hristiyanlar da dahil çoğu insan Keşmir için özgürlük istiyor. Çünkü Hindistan'ın milliyetçi ideolojisi aynı zamanda kiliselerinin yıkılmasına da neden olacak. İngiltere, Suudi Arabistan, ABD ve diğer birçok ülkenin hükümetleri, tarafları BM kararlarına uygun hareket etmeye çağırdılar. Azerbaycan, Keşmir çatışması üzerine İslam İşbirliği Teşkilatı Özel Grubu temsilcisidir. Azerbaycan’ın tepkisi de önemlidir.Hindistan ve Pakistan, her iki ülkenin de nükleer silahları var. Bu çatışma sadece bölgeyi değil tüm dünyayı tehdit ediyor. Pakistan savaş istemiyor, yalnızca alınan kararların uygulanmasını istiyor. Bu uluslararası barışı tehdit eden en sefil çatışma. Son 30 yılda 110 bin Keşmirli öldürüldü. Bu, Hindistan’ın Keşmir’in Müslümanlarına karşı soykırım yapmaya devam etme isteğini göstermektedir. 

Hindistan’ın 1947’de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde bu konuyu gündeme getiren ilk ülke olduğunu söylemek istiyorum. O dönemde Keşmir'de Hint ordusu zayıftı. Birleşmiş Milletleri bu konuya getirerek zaman kazanan Hindistan, askerlerini çatışma bölgesinde konuşlandırmaya başladı.Pakistan her zaman Cammu ve Keşmir halkını desteklemiştir. Onlara diplomatik, politik ve ahlaki destek sağladık. Hindistan son 10-15 gün boyunca Keşmir'i ablukaya aldı ve insan haklarını ihlal ediyor. Örneğin, birçok ailenin oğulları alındı ve hiç kimse onların kaderi hakkında hiçbir şey bilmiyor.Narendra Modi'nin politikası bize Hitler'in politikasını hatırlatıyor. Bu ırkçı ve aşırı bir durumdur. Pakistan çatışmayı Uluslararası Adalet Divanı'na havale ederek adaletin sağlanmasını istiyor. Çünkü mevcut durum ne kadar sürebilir?

Temmuz ayında, ABD Başkanı Donald Trump, Washington'da İmran Han ile bir araya geldi ve Keşmir konusunda arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu söyledi. Ancak toplantıdan bir aydan kısa bir süre sonra Hindistan, Keşmir'in özerklik statüsünü kaldırdı. Hindistan'ın kararı, ABD'yi Keşmir sorunundan hariç tutmak olarak yorumlanabilir mi? Fakat ABD bu karardan sonra Pakistan'ı destekleyecek mi?

Trump, toplantı sırasında Modi'nin onu Keşmir sorununda arabuluculuk yapmaya davet ettiğini söyledi. Ancak Modi daha sonra bunu reddetti. Beyaz Saray, Modi'nin böyle bir teklifte bulunduğunu söyledi. Pakistan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinin çatışmanın çözümüne katılımını memnuniyetle karşılamaktadır.
Pakistan ve Hindistan'ın ordusu dünyanın en büyük orduları arasındadır. Her iki ülke de nükleer silahlara sahip. Herhangi bir çatışma feci sonuçlara yol açabilir. Dünyanın% 40'ı Güney Asya'da bulunuyor. Çin, Hindistan ve Pakistan, her üç komşu ülke nükleer devlettir. 1962'de Çin ile Hindistan arasında silahlı bir çatışma yaşandı. Mevcut çatışma sadece iki ülke arasında değil, üç ülke arasında da olacak. Ne kadar trajik olabileceğini biliyor musunuz?
 
 
Hindistan'da iktidar partisi ırkçı bir konuma sahip ve toplumda ırkçılık tohumları ekmiştir. Fakat Hindistan seküler bir devlet olmalı. Modi Hindistan'ın sadece Hindular için olmasını istiyor, ancak burada milyonlarca Müslüman, Hıristiyan ve Budist var.
Olaydan sonra birçok Keşmir lideri tutuklandı. Kimse onlara ne olduğunu bilmiyor. Nüfusun çoğunluğu İslam dinine ait olduğu için Keşmir liderlerinin Müslüman olduğunu belirtmek isterim.

Keşmir sadece Pakistan için bir sorun değil aynı zamanda Karabağ, Doğu Türkistan ve Kuzey Kıbrıs gibi tüm Müslüman dünyası için ortak bir sorundur. Pakistan'ın Keşmir çatışması bağlamında diğer Müslüman ülkelerden, özellikle de Azerbaycan'dan beklentileri nelerdir?

Ne yazık ki, birçok Müslüman ülke Hindistan ile ekonomik çıkarlarını ön planda tutuyor. Bu çıkarlar ön plana çıktığında, Keşmir sorunu geride kalıyor. Bu, Müslüman dünyası için bir utançtır, çünkü bu konuda Hindistan ile ilişkilerini sınırlandırmalı ve ticareti iptal etmeleri gerekiyor. 
Keşmir'de 11 bin Müslüman kadına tecavüz edildi ve 110 bin kişi öldürüldü. Bu, sadece Pakistan için değil, tüm Müslüman dünyası için bir sorun olarak algılanmalıdır.
Müslümanlar ümmet olarak kabul edilir, yani birlik olmaları gerekir.  Bu durumda, destekleri önemlidir. Pakistan, Karabağ, Bosna, Suriye vb. benzeri çatışmalarda Müslüman ülkeleri her zaman desteklemiştir. 
 
Azerbaycan ile Pakistan arasındaki mevcut ilişkiler ve işbirliğine dair beklentiler hakkında ne söyleyebilirsiniz?
 
Pakistan’ın Azerbaycan’la her zaman olumlu ilişkileri olmuştur ve bunu takdir ediyoruz. Pakistan, Karabağ sorununda Azerbaycan’ı her zaman desteklemiştir. Pakistan, Hocalı trajedisini soykırım olarak tanıyor ve Ermenistan'ı bağımsız bir devlet olarak tanımayan tek devlet. Pakistan Parlamentosu, Ermeni silahlı kuvvetlerinin Karabağ'dan çekilmesini gerektiren bir kararı kabul etti.
Tüm bunlar göz önüne alındığında, Azerbaycan'ın Keşmir'deki yardımının önemli olduğuna inanıyoruz. Azerbaycan hükümetinin bir şeyler yapması gerekiyor. Daha önce de söylediğim gibi, Azerbaycan Keşmir çatışması üzerine İslam İşbirliği Teşkilatı Özel Grubu üyesi ve tepkisi önemli.
Pakistan her zaman Azerbaycan’ı kardeş ülke olarak görmüştür. Bu bağlantıları gerçekten takdir ediyoruz. Çok fazla ortak değerimiz var. Sözlüğümüzde binlerce ortak kelime var ve adet, görenek, geleneklerimizde birçok benzerlik var.
 
 
İki ülke arasındaki mevcut anlaşmalar sayesinde ortak ticaret ilişkilerimiz büyümeye devam ediyor. Her yıl iki ülke arasında insan akışında bir artış var. Pakistan, Azerbaycanlı öğrencilere mühendislik ve sağlık hizmetleri konusunda burslar sağlamıştır. Bunun iki ülke arasındaki eğitim ilişkileri üzerinde olumlu bir etkisi var.
Her gün Azerbaycan'da iş yapmak isteyen birçok Pakistanlı ile buluşuyorum. Azerbaycan, Pakistan’a maddi yardımda bulundu  ve 2005’te Pakistan’da meydana gelen depremde Azerbaycan yardım sağlamıştır. Bu listeye birçok etkinlik ekleyebiliriz.
Pakistan ve Azerbaycan'ın yakın askeri işbirliği var. Pakistan, JF-17 savaş uçağını Azerbaycan'a satmaya hazır durumda. Yanılmıyorsam, Ermenistan Rusya'dan savaş uçağı satın alacak ve Azerbaycan Pakistan'ın teklifini kabul ederse, hava kuvvetleri sahasındaki baskınlığını koruyacak. 
 
Görüşmenin sonunda Sayın Büyükelçi, Azerbaycan’daki çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve yabancı bir ülkede olduğunu hiç hissetmediğini söyledi. Halkın nezaketi için şükranlarını dile getirdi ve elçiliğin her zaman Azerbaycan basına açık olduğunu söyledi.
 
Röportaj yapan: Aqil Aslan, Ülvi Ahmetli
Türkçeye çeviren: Tebriz Abbasov
 

 

Eurasia Diary

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...