Ermenilerin 4T planı nedir? Bazı ülkeler sözde Ermeni soykırımını tanımaya neden çok hevesli? - ASİMDER Başkanı Gülbey - RÖPORTAJ | Eurasia Diary - ednews.net

20 Kasım, Çarşamba


Ermenilerin 4T planı nedir? Bazı ülkeler sözde Ermeni soykırımını tanımaya neden çok hevesli? - ASİMDER Başkanı Gülbey - RÖPORTAJ

Röportaj A- A A+

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel GülbeyEurasia Diary'ye özel röportaj verdi.

- Ermenilerin sözde soykırımı tüm dünyaya kabul ettirmeye çalışmakta hedefleri nelerdir? Asılsız Ermeni iddialarıyla ilgili daha detaylı bilgiler verebilir misiniz?

- Ermenilerin sözde soykırımı Türkiye'ye veya dünyaya kabul ettirmeye çalışmakta hedefleri 4T planlarını gerçekleştirmektir. Bu 4T planı nedir? 1. T tanıma, 2. T tanıtma, 3. T tazminat, 4. T toprak. 4T planınına göre Ermeniler önce sözde soykırımı Avrupa sayesinde Türkiye'ye tanıtmak, ondan sonra sözde soykırımdan madur olan Ermeni aileleri için tazminat talep etmek, daha sonra da Türkiye'den toprak koparmak istiyor. Diceyekler ki, "Soykırımı tanıdınız, tazminatı verdiniz, şimdi de toprakları verin." Ermenilerin hedefi, bütün gayesi Türkiye'nin Güney Doğu, Doğu Anadolu ve hatta Karadeniz'in doğusundaki topraklarını sözde Batı Ermenistan diye Ermenistana katmak. Biz de kuruluş olarak bunun karşısındayız ve bunun bir yalan olduğunu, böyle bir soykırımın olmadığını, asıl meselenin Türkiye'nin toprağına göz dikmek olduğunu açıklıyoruz.

- Türkiye'ye yönelik olumsuz tutum, bazı ülkelerin sözde Ermeni soykırımını kabul etmelerinin asıl nedeni midir?

- Ermenilerin bahsettiğim hedeflerini destekleyen Avrupa, dünya ülkeleri veya Hıristiyan ülkeleri ise ayrı bir hedef içerisinde. Onların hedefi de Türkiye'yi zora sokmak, Türkiye'nin gelişimini engellemek, Türkiye'nin ekonomisine zarar vermek, Türkiye'nin dünya arenasında sözü geçen bir ülke haline gelmemesi için Türkiye'yi PKK/YPG/PYD ve Ermeni meselesi ile oyalamakla güçlü Türkiye'yi engellemektir. Ermenileri bu kadar desteklemeleri ve sahiblenmelerinin sebebi ise Türkiye'ye karşı bir mücadele içine girip Türkiye'yi zayıflatmak ve Türkiye karşısında daha iyi bir mücadele vererek Türkiye'yi güçsüz hale getirip, Türkiye'den istediklerini koparmak. Özellikle Türkiye'deki maden ve diğer kaynakları sömürerek Türkiye'yi aciz bir duruma getirmek. Türkiye'yi kendilerine muhtaç bir hale getirmek için Ermeni ve PKK/YPG/PYD gibi meseleleri başımıza musallat etmişler. Sözde soykırımı tanımalarının en büyük sebeblerinden biri de bu ülkelerin çoğunun 600 yıl hüküm süren Osmanlı Devleti'nin esareti altında, yönetimi altında olmalarıdır. 500 yıl, 400 yıl, 300 yıl, 200 yıl Osmanlı'nın emrinde kalan bu ülkeler, bu Hıristiyanlar şimdi Osmanlı İmparatorluğu'nun intikamını Türkiye Cumhuriyeti'nden almaya çalışıyorlar.

- Neden bu kadar çok ülke ve organizasyon 1915'te yapıldığı iddia edilen sözde Ermeni soykırımını tanıyor, ancak 1992'de Ermeniler tarafından işlenen ve sağlam kanıtları olan Hocalı soykırımını tanımıyor?

- Avrupa ülkeleri, dünyadaki bazı ülkeler buna artık ideolojik bakıyor, yani mesele artık medeniyet savaşları meselesi. Hıristiyanlıkla Müslümanlık ayrılıkçılığı yapılıyor. Yani diyor ki "Benim yaramaz Hıristiyan çocuğum akıllı Müslüman çocuktan daha iyidir." Ve İslamiyetin temsilcisi Osmanlı döneminde nasıl Türkler ise burda da İslamiyyetin, Müslümanlığın temsilcisi Araplar vb. görülmüyor, Müslüman denildiğinde akıllarına Türk geliyor.

Bu konuda Azerbaycan'ı da Türkiye'den ayırmıyorlar. Sözde doktor Zori Balayan, bir Türk çocuğunu, Azerbaycan çocuğunu Hocalı, Karabağ'da çiviyle duvara çiviliyor ve onun derisini yüzüyor. Ve buna ne kadar dayanacağını ölçüyor ve diyor ki "1915'in intikamını alıyorum." Hocalı'da 1992'de yapılan katliamı, 1915'in devamı gibi görüyorlar. Yani, onlar için ha Azerbaycan'da, ha Türkiye'de, ha Kazakistan'da, ha dünyanın herhangi bir ülkesinde, Türk olması yeter, Türk kökenli olması yeter. Ülkesi önemli değil, yani ülkelerine ayırmıyorlar, Ermeniler için mesele düşmanlık, Türk düşmanlığı.

Bazı ülkeler Azerbaycan'daki Hocalı katliamını neden tanımıyor? Çünkü dediğim gibi Hıristiyanlık meselesi var, bu Ermenilerle ilgili. Ermeni lobilerinin dünyada desteklenmesinin sebebi Ermenileri çok iyi kullanmaları, yani 1915'te, Türkiye'de yapılmış Osmanlı dönemindeki katliamlarda Fransızlar kullanmış, Almanlar kullanmış, Amerika kullanmış, İngilizler kullanmış, Ruslar kullanmış. Ermenileri o kadar kullandılar ki şimdi bunların diyetini ödüyorlar, borçlarını ödüyorlar. Ve onun için Ermenilerin yaptıkları her şeye kabul geliyorlar. Çünkü Ermeniler onlara "Siz bize mecbursunuz, borçlusunuz biz sizin için bu kadar katliam yaptık, sizin için bu kadar savaştık şimdi siz mecbursunuz bunu bize yapmaya" diyerek baskı uyguluyor. Ve diğer ülkelerde parayla, oyla veya siyasetle ülkeleri mecbur kılıyorlar. Azerbaycan'ı da bu işin içinden ayırmıyorlar. Onun için Hocalı'yı tanımazlar, Hocalı Katliamı'nı tanımak gibi bir dertleri yok. Ancak birkaç Müslüman ülkesi tanır. Arap ülkeleri de bu işe yanaşmaz. Ama bu konuda Azerbaycan'ı Türkiye'den hiçbir zaman ayırt etmediler, etmeyecekler de.

Hocalı Soykırımı - Telif hakkı: Azerbaycan'ın Milli Kahramanı Çingiz Mustafayev

- Ermenilerin Türkiye'yi dünyaya acımasız bir ülke olarak tanıtma çabalarına ve PKK/YPG/PYD terör örgütlerinde Türkiye'ye karşı savaşmasına rağmen, Türkiye'de binlerce Ermeni'nin rahatça yaşaması gerçeği, Türkiye'nin hoşgörülü ve demokratik bir ülke olduğunu göstermiyor mu?

- Biz Türkiye olarak tabi ki hoşgörülü, demokratik bir ülkeyiz. Kanunlarımız var ve bu kanunlar çerçevesinde yaşadıktan sonra ırkı, mezhebi, inancı, rengi ne olursa olsun kimseye bir şey demeyiz. Şu anda giden Barış Pınarı Harekatı o bölgeye huzur götürmektedir. Türk hiçbir zaman kin güdmemiş, Türk hiçbir zaman gittiği yere nefret, kin, düşmanlık götürmemiştir. Hep huzur götürmüş, hep barış götürmüştür. Onun için bizim ırkımızda, dinimizde veya bizim geçmişimizde böyle bir kin, nefret olmamıştır. Ve biz kendi içimizde yaşayan azınlıklara da hiçbir zaman düşmanlık güdmemiş, onlara hiçbir zaman işkence, zulüm etmemişizdir.

Ama Ermeniler? Ermenistan zaten uyduruk bir devlet. Şu anda Ermenistan'ın sınırlarını kim koruyor? Yani kendi sınırlarını korumayan bir ülke komşularının topraklarına göz dikmiş. Nüfuzu ne kadar bunların? İran'dan toprak istiyor, Azerbaycan'dan toprak istiyor, Gürcistan'dan toprak istiyor, Türkiye'den toprak istiyor. Yani Ermeni dört çevresinde bulunan bütün ülkelerin topraklarına göz dikmiş. Bu Ermeninin gücü değil, bu Ermeniyi yönlendirenlerin Ermeniye verdikleri akıldır.

Bizim PKK'yla, YPG'yle, PYD'yle, terörle her zaman mücadelemiz olacak. Türkiye hiçbir zaman teröre taviz vermeyecek, terörü barındırmayacak. Bunun ismi PKK olur, YPG olur, PYD olur, DEAŞ olur, bunun ismi başka örgütler olur, fark etmez. Türkiye terörün her zaman karşısındadır. Ama Ermenistan bir terörist devletdir. Ermenistan terörizmi destekleyen bir devlettir. ASALA'nın içerisinde bulunan terör üyelerinin heykellerini ülkelerinde yapmaları ve askeri mezarlığa götürüp orada şehitliğin içerisinde defnetmeleri, toprağa vermeleri teröristlere nasıl sahip çıktıklarını göstermektedir.

Osmanlı döneminde İçişleri Bakanlığı (Dahiliye Nazırlığı) ve Başbakanlık (Sadrazamlık) görevi yapmış olan Mehmet Talat Paşa’yı katleden Osmanlı Ermenisi Soğomon Tehliryan’ın Ermenistan’ın Maralik kasabasındaki heykeli

Heykelde terörist Tehliryan, Talat Paşa’nın kesilmiş kafasına basıyor

Ermenistan terörizmi destekleyen ve terörist bir ülkedir. Terörizmle beslenen bir ülkedir. Şimdi Karabağ'da PKK'nın ve diğer örgütlerin kampları var. Karabağ'da örgütler rahatça gezebilir, dolaşabiliyor. Yani oraya getirip yerleştirilmiş. İkinci Kandil gibi yapılmış. Bunun için Ermenistan terörist bir ülke.

Nazi işbirlikçisi Garegin Ter-Harutyunyan’ın (Nzhdeh) heykelinin Erivan’daki resmi açılış töreni

Türk diplomatlarını hedef alan Ermeni terör örgütü ASALA’nın en önde gelen mensuplarından Monte Melkonyan’ın Ermenistan’ın başkenti Erivan’daki büstü

- Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği olarak Ermeni yalanlarına karşı ne gibi faaliyetlerde bulunuyorsunuz?

- Biz, Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği, ASİMDER olarak 2002 yılında kurulduk ve kurulduğumuz o yıldan beri Ermeni yalanlarının karşısına dikilmiş, bunların yalan olduğunu halkımıza anlatmış ve bu konuda faaliyetler göstermişiz. Paneller, konfranslar, fotoğraf sergileri, büroşür, gazete, bildiri, kitap, ne varsa kendimiz sponsoru olup matbuat, basın ve insanlarımıza bunu ulaştırmışız. Ermeni iddialarının yalan olduğunu, bunların yalandan başka bir şey olmadığını, asıl katliama uğrayanların bizler olduğumuzu, Türklerin olduğunu anlatmışız. Bunun yanı sıra, kardeş Azerbaycan'ın Karabağ çatışmasını hiçbir zaman unutmamışız.

İzmit, Türkiye

Karabağ'da yaşananları da, bir kardeş gibi, 1915 sözde Ermeni soykırımı meselesinin yanında her zaman anlatmışız. Ermeniler nasıl Azerbaycan'daki Türkleri, Türkiye'de yaşayan Türklerden ayırmıyor, bir ırk olarak görüyorsa, bir ırk gibi davranıyorsa, bizler de karşımızdakini bir düşman gibi görüyoruz.

Sakarya, Türkiye

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in güzel bir sözü var, "Biz bir milletsek, Azerbaycan ve Türkiye bir milletse, o zaman bizim bir diasporamız olacak." Onun için biz hiç bir zaman ayrı bir diaspora gibi davranıp Karabağ'ı ve 1915'i ayırmadık. Çünkü ikisi de Türke karşı yapılan bir soykırımdır.

İstanbul, Türkiye

İzmir, Türkiye

Ankara, Türkiye

ASİMDER kurulduğu günden bu güne kadar Karabağ çatışması ve 1915 meselesini her yerde, bütün Türkiye'de, yurtdışında, Avrupa'da, Azerbaycan'da, İran'da, bütün ülkelerde beraber yan yana anlatmıştır. Bundan sonra da nefesimizin yettiği kadar anlatacağız. Ve bu yalanın karşısına dikileceğiz.

Uşak, Türkiye

Kocaeli, Türkiye

ASİMDER yaptığı bütün çalışmalarla, Ermeni basınının ve Ermeni diasporasının, Ermeni Diaspora Bakanlığı'nın ve bu alanda çalışan bütün Ermeni diasporacılarının en ciddi takip ettiği bir kuruluştur. Biz ASİMDER olarak 7 gün 24 saat çalışıyoruz ve çalışacağız. Bizim için yer, mekan, zaman, tarih hiç önemli değil, bizim görevimiz bu konuları anlatmak ve haklı olduğumuzu her kese duyurabilmektir. Onun için bizler hiç durmayacağız, bütün üyelerimizle Türkiye ve Türkiye'nin dışındakı ülkelerde, nerde bulunursak bu mesleyi anlatacağız ve haklılığımızı ortaya koyacağız. ASİMDER bu konuda inançlı, güçlü ve dirayetli bir teşkilat olarak ayaktadır.

Röportaj yapan: Tebriz Abbasov

Eurasia Diary

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...