"1 milyon 600 bin Çinli erkek görevli Müslüman Uygur Türk hanımları yataklarını paylaşmaya zorluyor" - Doğu Türkistan Milli Meclis Başkanı Tümtürk - Röportaj | Eurasia Diary - ednews.net

18 Şubat, Salı


"1 milyon 600 bin Çinli erkek görevli Müslüman Uygur Türk hanımları yataklarını paylaşmaya zorluyor" - Doğu Türkistan Milli Meclis Başkanı Tümtürk - Röportaj

Röportaj A- A A+

Doğu Türkistan Milli Meclis Başkanı Seyit Tümtürk, Doğu Türkistan'da Müslüman Uygur Türklerine yapılan zulüm ile ilgili Eurasia Diary’ye açıklamalar yaptı.

Son 3 yıldır, Doğu Türkistan'da zulüm zirve yapmış durumda. Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin açıklamaları ve yayınladığı genelgelerde 1 milyondan fazla Müslüman Uygur halkı Çin'in toplama kampı ve cezaevlerinde işkence görürüdüğünü bildiriyor. Bizim tahminimiz bu rakam 5 milyondan daha fazla. Toplama kampı ve cezaevlerindeki Müslüman Uygur Türklerinin mahremi, ailesi, iffeti ve namusu olan hanımlarımızın ve kızlarımızın bulunduğu hanelerine 1 milyon 600 bin Çinli erkek görevli memur olarak yerleştirilerek "Kardeş aile projesi" adı altında dünyada misli görülmemiş bir soykırım, bir ahlaksızlık, bir asimilasyon politikası uygulanıyor. Çinli erkekler Müslüman Uygur Türklerine talip olduğunda kızlarımız kendilerini öldürdüklerini biliyoruz.

Bu namus sadece 35 milyon Müslüman Uygur Türkünün namusu değil, bu bütün ümmetin namusu, bütün insanlığın namusu!

Bügün Müslüman Uygur Türklerinin 5 milyonu kampdayken onların yaşı 5 ile 6 arasında olan 1 milyon evladı, istikbalimiz, neslimizin devamı olan evlatlarımız, Çin'in islah evlerinde, çocuk eğitim kamplarında domuz eti yedirilerek ateist, komunist ideoloji ile mankurtlaştırılıyor; kendi vatanına, milletine, dinine, inancına, ailesine birer düşman, komunist partiye sadık bir köle olarak yetiştiriliyor. Gelecekte bizi nasıl bir tehlikenin beklediği, Çin'in bizi kendi evlatlarımızın eli ile vuracağı endişesi ile yaşıyoruz.

500 bine yakın 20 ile 45 yaş arasındakı sağlıklı erkek Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz Çin'in iç bölgelerine götürülerek onların organları ile Çinli siyasilerin, generallerin, iş adamlarının organ ihtiyacı karşılanmaktadır. Buradan artanları da Arap Şeyhlerinin, petrol babalarının organ ihtiyacına "Helal organ" olarak pazarlanmakta, bunu resmi sitelerinde yayımlanmakta.

İnsanlığın vicdanı Doğu Türkistan'da ayaklar altına alınmaktadır

Doğu Türkistanlıların, ne erkekleri, ne kadınları, ne çocukları, ne namus ve iffetleri, hiçbir şeyinin garantisi yok. Hani sözde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde hak olarak verilen hakların hiçbirisini kullanma hakkımız yok. Ne dünyaya gelme, yaşamak hakkı. Annelerimiz 1 çocuktan fazla hamile kaldığında zorla kürtaj edilmekte. Bu uygulamayla en az 15 milyon Doğu Türkistanlı dünyaya gelme hakkından mahrum bırakılmış. Genç kızlarımız gayri ahlaki yerlerde çalıştırılıyor.

35 milyon Doğu Türkistanlı topyekün asimilasyonla karşı karşıya bırakılmış durumda

Çin, Doğu Türkistan'da yapmış olduğu bu katliamları 3 yıldır ki inkar ediliyordu. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Parlamenterler Meclisi, Çin'in 1 milyondan fazla Müslüman Uygur Türkünü toplama kampı ve cezaevlerinde zulümden keçirdiğini açıkladı ve derhal kampların kapatılarak Müslüman Uygur Türklerin serbest bırakılması gerektiğini tavsiye niteliğinde Çin'e önerdi. Çin bunu kabul etmedi. Daha sonra Çin'in yok dediği işkence kamplarının uydu görüntüleri yayımlandı. Çin bunu da redd etti. Ve en son kamptan Kazakistan vatandaşı olduğu için Kazakistan'ın talebi ile iadesi sağlanan bir çok kardeşimiz  toplama kampında ve cezaevlerinde gördükleri işkenceleri, tecavüzleri ve oradaki insanlık dramını uluslararası medyaya, haber ajanslarına anlattılar. Ajanslar tarafında kampların görüntüleri yayımlandıktan sonra Çin, 3 yıldır inkar ettiği kampları kabul etti. "Evet, bizde islah evleri var ama işkence yok" dedi.

Çin fikri islahat ve ideolojik arındırma adı altında Doğu Türkistanlıları Türk ve Müslüman kimliğinden ayırana kadar onlara işkence ediyor, onları mankurtlaştırıyor. Doğu Türkistanlılar şehit oluyor, bedel ödüyor. Bu mücadele Doğu Türkistanlıların imtahanı olmakla beraber, bütün insanlığın, İslam dünyasının, Türk dünyasının imtahanıdır.


Hz. Muhammed (s.a.v.) buyuruyor: "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır."

Hz. Ali (r.a.) "Bir zulme engel olamıyorsanız, onu herkese duyurun!" diyor.


Röportaj yapan: Tebriz Abbasov

 

Bunlar da ilginizi çeke bilir:

Eurasia Diary

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...