Türk Hava Kuvvetleri Haftere göz açtırmayacak! - Tümgeneraller Libya operasyonunu değerlendirdi | Eurasia Diary - ednews.net

22 Şubat, Cumartesi


Türk Hava Kuvvetleri Haftere göz açtırmayacak! - Tümgeneraller Libya operasyonunu değerlendirdi

Röportaj A- A A+

Türkiye Büyük Millet Meclisi 2 Ocak'ta Libya tezkeresini 184 ret oya karşı, 325  oyla kabul etdi. Cumhurbaşkanı Receb Tayyip Erdoğan dünkü değerlendirme toplantısında Türk askerinin en kısa zamanda Libya'ya gönderileceğini söyledi.  Ancak Türk medyası bir süredir Libya'ya asker gönderme kararını tartışıyor. Bu konuda, Türk toplumu iki gruba ayrıldı: Birinci grup Mehmetciğin Libya çöllerinde birçok tehlikelerle karşı-karşıya kalacağını, zayiatın, kayıpların çok fazla olacağını iddia ederek Libya'ya asker gönderme kararına itiraz ediyor. Diğer kısımsa (büyük çoğunluk) bu kararı Türkiye'nin Akdeniz'deki  meşru haklarını ve "Mavi Vatan"ı koruma refleksi olarak yorumluyor ve destekliyor.

Bu nedenle uzun yıllar Türk ordusunda başarıyla görev yapan iki Tümgeneral'imizin konuyla ilgili görüşlerini aldık.
 
Eurasia Diary-ye verdiği özel röportajda, emekli Tümgeneral Ahmed Yavuz, Türkiye'nin Libya'ya asker göndermesini ulusal çıkarlarının korunması açısından zorunlu kılan  sebeplere dayandığını söyledi.
 
 
"En önemli sebep Sarraj başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UHM) ile imzalanan deniz yetki alanlarına ilişkin mutabakatın hayata geçirilmesini sağlamak. Gerçekten de UHM yenilirse adı geçen mutabakatın çöp olacağı aşikârdır. Öyle anlaşılıyor ki, söz konusu mutabakat, askeri boyutuyla verilen bir sözün karşılığında imzalanmıştır. Yoksa iç savaş ortamında kimsenin deniz yetki alanlarıyla ilgilenmesi beklenmez. Zannımca haksız olmayan diğer gerekçe, sahada olmanın avantaja çevrilmek istenmesidir".
 
Tümgeneral Ahmet Yavuz, Libya'yaya askeri müdahele kapsamında Türkiyenin karşı-karşıya kalacağı askeri ve politik riskleri değerlendirdi ve 4 temel riske dikkat çekti.
 
1. Türkiye'nin Libya'da desteklediği Sarraj Hükumeti'nin yenilgisi, Türkiye'nin de yenilgisi olacak Hafter tarafından yenilebilir. Hükümetin Libya'ya mümkün olan en kısa sürede asker gönderme arzusu bu riskin ortadan kaldırılmasıyla bağlantılıdır. Askerlerimiz Trablus çevresine Hafter kuvvetleri sıkarsa bu tehdit ortadan kalkacaktır.
 
2. Planlanmamış ve öngörülemeyen sıcak çatışmalar da bir takım riskler yaratabilir. Bu risk büyük ölçüde, askeri güçlerimiz tarafından çatışma alanındaki yer birliklerine sağlanan hava desteğinin bozulmasından kaynaklanmaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son Tunus ziyareti de bu riskle bağlantılıydı. Tunus'ta bir askeri üs bulunması ordumuz için, özellikle Libya'daki hava kuvvetleri için büyük bir avantaj olacaktır. Ama öyle görünüyor ki Libya sınırındaki Tunus teklifi kabul etmedi...
 
3. Libya'nın dağılması da Türkiye için bir risk oluşturmaktadır. Bu olursa, Türkiye Libya ile deniz sınırındaki Hafter rejiminin kontrolü altında olabilir.
 
4. En büyük risklerden biri, küçük bir ihtimal olsa da  bölgesel bir çatışma olasılığıdır. Türkiye şu anda Irak, Kıbrıs ve Suriye'de birlik kuruyor. Askeri güvenlik operasyonları da devam etmektedir. Doğu Akdeniz Filosu hazır ve güçlü. İlk olarak Trablus'u savunmak için bir askeri tugay gönderilecek. Daha sonra daha fazla askeriye ihtiyaç duyulabilir. Bu tür askeri bozukluklar, bölgesel çatışma için daha büyük riskler doğurmaktadır. Ege Denizi'nde beklenmedik çatışmalar, bu yönde bir tuzak olan daha fazla askerin hareket etmesine neden olabilir”.
 
Ahmet Yavuz Paşa'nın dile getirdiği riskler arasında en çarpıcı ve ciddi sonuçlara sebeb olacak Türk birliklerinin hava desteğini kaybetme olasılığıdır.
 
Türk Hava Kuvvetleri'nde yıllarca pilot olarak görev yapan emekli Tümgeneral Beyazıt Karataş, Eurasia Diary-ye verdiği özel röportajda bu riskleri şöyle değerlendirdi:
 
 
“Türk Hava Kuvvetleri; yeteri kadar "tecrübeli pilot" ile uçak sayısına, uygun mühimmata, göreve gidiş-dönüş havada "yakıt ikmali-HYİ" ile Libya görevlerini av-bombardıman, hava savunma ve deniz konvoy koruma dahil yapabilecek yeteneğe sahiptir.
 
 
 
"Türk Hava Kuvvetleri merkezden gelen emirler doğrultusunda Libya'daki hedefleri bombalamak, havadan gelecek hücumları engellemek ve deniz konvoyunu koruma da dahil olmakla tüm görevleri başarıyla yerine getirme gücüne sahiptir. "Türk Şahin"leri planlı  hareket eden Hafter güçlerini rahatlıkla vura bilir. Bence, bütün bunları Türkiye değil , ateşkes istemeğen Hafter düşünmelidir!"
Tümgeneralin açıklamalarından görünen o ki, Türk Hava Kuvvetleri  Haftere göz açtırmayacak. 
 
 
Röportaj: Nicat İsmayılov
 
Çeviri: Deyanet Hasanzade

 

Eurasia Diary

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...