İtalyan öğrenci gördüklerinden dehşete kapıldı - “ Bir evin karşısında durduk. Burada 16 yaşındaki bir kız ölmüşdü” - FOTO GALERİ | Eurasia Diary - ednews.net

19 Eylül, Perşembe


İtalyan öğrenci gördüklerinden dehşete kapıldı - “ Bir evin karşısında durduk. Burada 16 yaşındaki bir kız ölmüşdü” - FOTO GALERİ

Temmuz ayında bir kaç yabancı oğrenci AİESEC uluslarasaı teşkilatın desteği ile gönüllüler programı çerçivesinde Azerbaycanı ziyaret etti. Son 6 hafta içinde onlar cinsiyyet beraberliyi ve ekosistemin korunması adına programları kapsayan 2 sosyal projeye katıldılar. Bazı sosyal toplantılar Uluslararası Avrasya Basın Fonu (UABF) ve AİESEC tarafından birlikte düzenlenmiş ve Fonun ofisinde organize edilmişdir.

Toplum A- A A+
Program çerçevesinde UABF 9 ülkeden (İtalya, Portekiz, Sırbistan, Ukrayna, Türkiye, Rusya, Avusturya, Litvanya ve Almanya) 16 yabancı öğrencinin Azerbaycanın savaş bölgesinde yer alan Terter bölgesine ziyarete yollandı.
İtalyadan olan Veronika Forte Ermenistan-Azerbaycan , Dağlık Karabağ sorunu ve yıkılan Şıxark ve  Hasankaya köylerinde ermeni vandalizmi hakikatleri ile bilgilendirilen öğrencilerden biriydi. Yabancı öğrenciler, Hasankayada  yüceltilen “Marağa-150” abidesini ziyaret ettiler.
 
Eurasia Diary Verionika Fortenin Azerbaycana dair izlenimlerini özetleyen yazını sunuyor :
“Altı hafta önce evimdeki gibi hiss ettiyim yere ikinci defa geldim. Bura beş ay önce geldiyimde çox farklılıklar gördüm ve buraları daha derinden araştırmak kararına geldim, çünki bir hafta yetmedi “
Buda ben!
AİESEC dünyasına girmek ve maceramı Azerbaycanda, Baküde cinsiyyet beraberlyi hakkında bir projeyle başlamak kararına geldim.
Geldiyim zaman çok farklı şeyler oldu , proje hakikaten beklediğim gibi olmadı, ama hayat her zaman istediyimizi bize vermiyor, hayat bizi şaşırtmıyor, her defa en iyisini almak ve üzerinde çalışmayı bilmeliyiz.
Çevredeki durumu daha iyi anlamak adına yerli insanların düşüncelerini dinlemek tecrübesini yaşadım. Ben  geleneksel adetlerin ne kadar güçlü ola bileceğini ve ailede nasıl kısıtlamalar oluştura bileceğini öğrendim.
Her zaman paylaşmak istediyim budur ki , nerede
olmanız, nerede doğulmanız fark etmiyor, hukuklarınız için onları öğrenmek adına mücadele vermelisiniz. Gücümüz var , yalnız onu nasıl kullanacağımızı bilmeliyiz.  Anlatacağım güç başkalarının üzerinde değil , iyi enerji , özgür olmak adına güçtür.
Bir kaç ay önce “Baküde taksi şoförü” kitabını okudum, kitabın ikinci bölümü “Kemale tarihleri” diye geçiyor. Bu bölümde Karabağ savaşları zamanı çile çeken , topraklarından kaçmak mecburiyyetinde kalan ve evlatlarını yalnız büyütmek zorunda kalan kadınlar hakkında okudum.
 
Ben anladım ki , Dağlık Karabağ etrafındaki bir çok bölgeler halen işgal  altında, insanların çoğu kendi ülkelerinde göçmen gibi yaşıyor, bir çoğu her şeyini kayb etmiş, bazıları geçmişi hakkında konuşmamaya çalışıyor , bazıları ise savaşmak ve topraklarını geri getirmeyi istiyor. Bu çok zor ki, 20 yıl geçtikten sonra halen hiç kimse gerçekleri doğru söylemiyor ve uluslararası basın ise oradaki durumun nasıl olduğundan habersiz.
 
Baküdeki tecrübemin ortasında, proje menejerimiz sayesinde Uluslararası Avrasya Basın Fonu (UABF) dair bilgiler elde etme imkanına sahip olduk ve fonun başkanı Umut Mirzayevle görüştük. Onun gözlerindeki büyük duygu çatışmayı bize izah ediyor, resimler ve videoları izledikte onun ve bu çirkin oyunda günahsız insanların acısını hiss ettik.
Bu bizim hepimizi etkilendirdi, hepimiz kendi gözlerimizle görmek istedik, hakikaten nasıl yardım edeceğimizi, ne yapacağımızı bilmiyorduk, yalnız bir şeyi yapmalı olduğumuzu hiss ettik.
Bir kaç haftadan sonra UABF Tertere bir ziyaret organize etdi, biz sınır hattına yaklaşmayı başardık. Bizi neyin beklediyini hakikaten bilmiyordum, ziyarete fazlasıyla olumlu enerjiyle başladım, pozitiflik ve umut dağıtmak istedim.
İlk durağmız UABF- un Terterdeki bölgesel temsilciliği oldu. Yerli hakimiyyet idaresi ilə kısa görüşmenin ardından izleme yapılan araziye girdik. “Maraga 150” abidesinden nelerin geride kaldığını öğrendik,  nelerin olup bitdiğini ,nasıl ve niye olduğunu duyduk.
 
 
 
O an daha fazla olumlu enerji hiss etmeye başladım, böylesine dehşetli durumda kalamadım.Aklıma bir çok sorular geldi.
 
 
 
Nihayetinde sınır hattına yakın son köylerden birine geldik , bir kaç ev ve etrafda harabelikler gördük ve bir evin karşısında durduk , burada 3 yıl önce 16 yaşında bir kız çoçuğu ölmüşdü. Bu kız onun için ölmüşdü ki , kimse 3 yıl önce ateşkese son vermek kararına geldi ve o zamanlar çatışmaların şiddetlendiği ve insanların öldüyü günler başladı. Yine de bu oyunda hiç bir rolü bulunmayan insanlar öldü.
 
 
Karşımızda kızın annesi, başka bir kadın, 2 yaşında küçük bir çoçuk vardı. Sözlerim tükenmişdi, bir kaç dakika onlara verecek bir tebessümüm yokdu, “Kemale tarihçesindeki” kadınlar gibi hiss ediyordum, nefes almadan hiss ediyordum.
 
 
 
 
Benim sorularım, olumlu enerjim sinir ve üzgünlük yaratmaya koşuyordu. Ancak sinir hiç bir zaman sorunun çözümüne, sorunun etkisinin yaşayan insanlara yardım etmiyecektir. Hepimiz ordaydık, izliyorduk, hepimiz o an aynı acıları hiss ediyorduk
Biz yeniden UABF –un bölgesel temsilciliğine geldik, Azerbaycan Gençlerinin Avukat programına katılan çoçuklarla inanılmaz sohbetlerimiz oldu, bu bana ümid verdi. Bu çoçuklar fazla güce sahipler, genç, akıllı ve pozitifler. Bu çoçuklar gelecektir, diliyorum ki , onlar devam etsinler , daima saf olsunlar ve her zaman manaviyyatlarını takip etsinler
 
 
 
 
 
Bu ülkenin, bu dünyanın bu çoçuklara ihtiyacı var ve bizim görevimiz onların başarılı olmasına yardım etmektir. Eğer insanlar birlikde çözüm üzerinde çalışacağımızı anlasalar, herkese sesimiz yayılsın, her kese nelerin olup bitdiğini öğrenmek fırsatı verelim”
 
 
 
 
Türkçeye çeviren Araştırmacı-analitik yazar Deyanet Hasanzade
 
 
 

Eurasia Diary

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...