Başkurtlar ve Özerk Türk Yurdu Başkurdistan | Eurasia Diary - ednews.net

4 Haziran, Perşembe


Başkurtlar ve Özerk Türk Yurdu Başkurdistan

Toplum A- A A+

Dünyada neredeyse iz bırakmadığı toprak kalmayan ve bugün dahi izlerini varlığıyla yaşatan Türk milleti, geçmişten günümüze uzanan mücadelesiyle tarihe adını ilmek ilmek işlemiştir. Vatan deyince elbette akıllara toprak gelmektedir. Ancak, Fatih Sultan Mehmet gibi sadece şehri değil gönülleri fethetmeye talip olmak, meselenin özüdür ve bu düşüncenin derinliğine indiğimizde Türklerin dünyaya nizam verme hedefi ortaya çıkacaktır.

Tarih boyunca bu gayeyle hareket eden bir milletin sınırları, harita üzerindeki çizgilerden ibaret değildir. Manevi sınırların çizgisi her bir Türk’ün yaşadığı toprağı içine almaktadır. Burada belirtmek isterim ki; bağımsız veya özerk bir devletten bahsetmedim, sadece herhangi bir yerde yaşayan bir Türk’ten bahsettim, çünkü her Türk potansiyel bir devlettir. Bu uzun girişi yapmak zorundaydım. Dünyada yaşayan, tarihî bağdan öte aynı ağacın dalları olduğumuz Türk halklarına dikkat çekmek istiyorum. Evet, kısa bir yolculuk olsa da bu yazımızda Başkurdistan’a gidelim, Başkurt Türklerinin yurduna.

Baskurdistan Haritası

Başkurdistan, Rusya sınırları içinde bulunan, doğal güzellikleriyle ve özellikle nehirleriyle, atlarıyla, zengin petrol rezervleriyle öne çıkan özerk bir Türk yurdudur. Son nüfus sayımına göre (2016) 4 milyon civarı bir nüfusu barındıran bölge Başkurt, Tatar ve Rus halklarından müteşekkildir. Bölgede genel olarak Başkurt Türkçesi ve Rusça konuşulmaktadır. Ancak Başkurt ve Tatarlar o kadar kaynaşmıştır ki dillerdeki birçok kelime aynıdır. Bölgenin yerli halkı Başkurt Türkleri’dir.

Başkurtlar, Rusya’ya bağlı özerk bölgelerde yaşayan Türk topluluklarından sadece birisidir. Başkurtlar, tarih boyunca bağımsızlığını ve milli benliğini korumak için savaşmıştır. Yer yer birçok kavimle mücadele etmiş olsalar da genel olarak karşılarındaki, Ruslar olmuştur. Zengin mitoloji ve destanlara sahip olan Başkurtlar bu kültürel varlıklarını bugüne kadar yaşatmışlardır. Tarihte yer etmiş birçok kahramanı da bağrından çıkarmış ve adını da bugüne taşımıştır. Bu kahramanlardan günümüze en yakını da Ahmet Zeki Velidi Togan (1890 – 1970) olmuştur. Togan, Başkurdistan topraklarında doğmuş ve sürgünlerle geçen ömründe uzun süre Türkiye’de yaşamıştır. Hayatını Başkurdistan halkının bağımsızlığına adadığı gibi tüm Türk halklarının bağımsızlığı için son nefesine kadar mücadele etmiştir. Nitekim Rus sömürgeciliğine her alanda karşı çıkmış ve Türkistan’daki (Orta Asya) Türklerin milli benliğinin uyanmasında etkili olmuş, en önemlisi Başkurdistan Özerk Cumhuriyeti’nin kurulmasında öncü olmuştur (1919). Başkurtlar, müzeye çevirdikleri evi, heykelleri, caddelere verdikleri adı, kültürel etkinlikleri ve en önemlisi fikirleriyle Togan’ı hiç unutmamışlardır.

Başkurt Türklerinin unutulmaz kahramanlarından en önemlisi de Salavat Yulayev’dir. 18. yüzyılda Ruslara karşı bağımsızlık mücadelesi vermiştir. Bugün dahi Başkurtlar tarafından sahip çıkılmakta ve başkent Ufa’da at üstünde büyük bir heykeli bulunmaktadır. Salavat Yulayev gibi Zeki Velidi Togan gibi tarihî kişilikleri ne kadar yazsam birçok yönü eksik kalacaktır. Bizimkisi aslında sadece okuyucuya sunulan bir kıvılcımdır.

Salavat Yulayev heykeli

Başkenti Ufa olan Başkurdistan, Rusya için ticari açıdan vazgeçilmez bir bölgedir. Petrol rezervi yüksek olan bölge, Rusya’nın yaklaşık %20’lik bir oranda petrol ihtiyacını karşılamaktadır. Petro-kimya, ilaç sanayi gibi diğer birçok alanda da bir üretim merkezidir. Geçtiğimiz yıl (2019) Aralık ayında Başkurdistan Cumhuriyeti Dış Ekonomik İlişkiler Devlet Komitesi, Ankara’da temsilcilik açmıştır. Başkurdistan Başbakan Yardımcısı İlşat Tajitdinov konuşmasında ekonomik işbirliğine vurgu yaparken yakın zamanda İstanbul’da resmi temsilcilik açmayı planladıklarını açıklamıştır. Yine Rusya Federasyonu Türkiye Ticaret Temsilcisi Aydar Gaşigullin “Ankara’da bu temsilciliğin açılması Başkurdistan’ın Rusya Federasyonu içindeki en güçlü birimlerden biri olduğunu da kanıtlıyor.” diye konuşmuştur.

Kültürel bağların filizlendirildiği ve diri tutulduğu, milletler arasında oluşan bağ tahmin edilenden büyüktür. Bu bağın temeli tarihte yatmaktadır. Bu noktada en güzel örneğin Türkiye – Azerbaycan olduğunu düşünüyorum. İlişkilerde, Türkiye Türkleri ve Azerbaycan Türkleri olarak kardeşliğin her daim bir adım önde olduğu her alanda kendisini göstermektedir. Bu kardeşlik bağları; Başkurdistan’da, Doğu Türkistan’da, Sekelistan’da, Güney Türkistan’da ve adını sayamadığım nice Türk yurtlarında uyandırıldığında, daha güçlü bir Türk Dünyası ortaya çıkacaktır. Dünya siyasetinin belli kutupların arasına mahkûm olması böylece engellenmiş olacaktır.

Yusuf Ay

Asasmedya.info

EDNews

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...