Dolar neden artıyor, Merkez Bankası'nın TL'yi desteklemek için attığı adımlar işe yarayacak mı? - Prof. Dr. Selva Demiralp | Eurasia Diary - ednews.net

24 Haziran, Pazartesi


Dolar neden artıyor, Merkez Bankası'nın TL'yi desteklemek için attığı adımlar işe yarayacak mı? - Prof. Dr. Selva Demiralp

TCMB'nin işi gerçekten zor. Çünkü enflasyonla mücadele büyük ölçüde beklenti yönetimi ve kredibilite ile şekilleniyor.

Uzman görüşü A- A A+

Bu nedenle geçmiş performansı düşük ve giderek de bozulmakta olan bir merkez bankasının piyasaları ileriye dönük olarak ikna edebilmesi, enflasyon beklentilerini aşağıya çekebilmesi hiç kolay değil.

Durum böyle olunca, ileriye yönelik fiyatlamalarda Merkez tarafından açıklanan tahminler değil geçmiş enflasyon rakamları kullanılıyor.

Bu sefer geçmiş enflasyonun gelecek enflasyonu belirlediği bir kısır döngü oluşuyor ve enflasyonu bir türlü hedefle tutarlı seviyelere düşüremiyorsunuz.

Enflasyonla mücadelede bu kısır döngüyü kırabilmek için çok güçlü bir sinyal ile geçmişten farklı, daha agresif ve kararlı bir tutum izleyeceğinize piyasaları ikna edebilmeniz lazım.

Bu ise sıkı para politikası ve bağımsız bir merkez bankası ile mümkün.

2017`den bu yana enflasyonun seyri

Türkiye'de malesef uzunca bir süredir birbiri ardına gelen seçim takvimleri para politikasının manevra alanını daraltıyor.

Bir taraftan para politikası açısından kararlı bir duruş sergilemek zorlaşırken bir taraftan da artan siyasi ve jepolitik riskler enflasyonla mücadelede zaten ağır olan yükünüzü daha da ağırlaştırıyor.

Dik ve virajlı bir yamaçtan yıpranmış, eski bir araçla inerek bir yarışı tamamlamaya çalıştığınızı düşünün.

Aracın yıpranmışlığı son 15 yılda enflasyon hedefini tutturma konusundaki zayıf performansı temsil etsin.

Yapmanız gereken ayağınız frende, yani yüksek faiz uygulayıp ekonomik büyümeyi yavaşlatarak güvenli bir şekilde yamaçtan inmek.

Öte yandan hızlanmanız için baskı hissediyorsunuz çünkü ekonomideki yavaşlama can yakıyor, işsizlik artıyor.

Doğru zamanda frene basmak

Bu nedenle her ne kadar öncelik yoldan çıkmadan aracı sağ salim yamaçtan indirmek olsa da risk alıp frenden ayağınızı çektiğiniz zamanlar oluyor. Ancak ne zaman bunu yapsanız direksiyon hakimiyetiniz zayıflıyor ve tekrar kontrolü ele geçirene kadar daha çok zaman kaybediyorsunuz.

Bu aksiliklerin üzerine birden sis bastırıyor ve belirsizlik artıyor.

Bunu da İstanbul seçimlerinin yenilenmesinin getirdiği risk ve belirsizlikler olarak düşünelim. İşte bu ortamda Merkez Bankası aracı takla attırmadan yamaçtan indirme uğraşısı içinde.

Seçimlerin yenilenme kararının yarattığı tedirginlik ve belirsizlik risk algımızı tetikledi.

Beraberinde sıcak para çıkışına paralel TL'de hızlı bir değer kaybı yaşanıyor. TL'deki değer kaybı enflasyonu olumsuz etkilemesinin ötesinde finansal istikrarı ciddi olarak tehdit ediyor.

Zira bir taraftan döviz cinsi borcunu ödemekte zorlanan olan özel sektörün borç yükü daha da artıyor.

Diğer taraftan kurdaki dalgalanma yabancı yatırımcıyı ürkütüp ileriye dönük kurda daha büyük değer kayıplarına zemin oluşturuyor.

Bir taraftan da dış ticaretle ilgili belirsizlik ve riskler artıyor.

TL'nin değer kabı esas olarak siyasi risk kaynaklı olup ideal çüzüm bu riskleri azaltmak olsa da Merkez Bankası olarak "ben yapacağımı yaptım" deme lüksünüz yok.

MB`den iki hamle

Finansal istikrarı yeniden temin edebilmek için elinizden geleni yapmanız gerek. Teknik olarak yapılması gereken TL'yi artan risklere rağmen yeniden cazip bir hale getirebilmek.

Yani TL'nin fiyatını artırmanız lazım. Bunu iki şekilde yapabilirsiniz. Birincisi TL varlıklara ödenen faizi artırırsınız ki Merkez Bankası'nın temel aracı budur. İkincisi piyasadaki TL arzını azaltırsınız.

Dün Dolar'ın gün içinde 6.18TL seviyesinden 6.24TL'ye ulaşan hızlı yükselişi sonrası Merkez Bankası'ndan iki hamle geldi:

  • Önce haftalık repo ihalelerinin durdurulduğu açıklandı. Bu örtük bir faiz artış artışı anlamına geliyor. Kısmen de olsa etkili olur ancak elinizdeki aracın tam randımanla çalışmasını istiyorsanız ürkek ve üstü kapalı bir şekilde değil cesurca kullanabilmeniz gerekir. Yani viraja girerken fren yapmanız gerekirken ürkek davranırsanız aracın yoldan çıkma riskini artırırsınız.
  • Merkez Bankası'nın ikinci adımı bankaların TCMB'de tuttukları zorunlu karşılık oranlarını değiştirmek sureti ile piyasadan 7.2 milyar TL çekilmesi oldu. Yine tutarlı ve TL'ye değer kazandıracak bir adım.

Ancak bozulan yol şartlarında frene basmakta zorlanan ve ara yollar deneyen Merkez Bankası'ndan mucize beklememek lazım.

Yolun bundan sonrasında esas olarak sislerin dağılması, seçim sürecinin sonlanıp Merkez'in birincil görevi olan fiyat istikrarına odaklanması lazım.

Yani amaç yokuşu hızlı inmek değil güvenli inmek olmalı ve aracın ilerlemesini engelleyecek yeni risklerden kaçınılarak uygun ve güvenli bir zemin oluşturulmalı.

BBC NEWS Türkçe

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...