DEMEÇ G7 Zirvesi, YENI DÜNYA DÜZENİ - Prof. Dr. Selin Şenocak | Eurasia Diary - ednews.net

16 Eylül, Pazartesi


DEMEÇ G7 Zirvesi, YENI DÜNYA DÜZENİ - Prof. Dr. Selin Şenocak

Uzman görüşü A- A A+

'YENI DÜNYA DÜZENİ AVRASYA’DAN YÖNETİLECEK, G7 ZIRVESI AVRASYA’NIN ve SIBER SAVAŞLARIN GÖLGESINDE GERÇEKLEŞECEK' - Prof. Dr. Selin Şenocak

Selin Şenocak ile ilgili görsel sonucu

Dünya Rusya’sız, çıkar çatışmaları gölgesinde G7 zirvesine hazırlanırken diğer taraftan yeni Dünya Düzeni Avrasya ekseninde yeniden şekilleniyor.

G7 zirvesi bu sene kendi iç hesaplamalarıyla geçecek, son yıllarda AB ve ABD karşılıklı gümrük vergilerinin artırılmasıyla, ABD’nin İran’a yaptırım uygulaması karşısında AB’nin kayıtsız kalması ve İran’la ticareti devam ettirecekleri yönündeki kararı, ABD ve AB arasında ticaret savaşının alevlenmesine ve karşılıklı güvenin sarsılmasına neden oldu. Bu da Batı dünyasının hakimiyetini sürdürmek ve çöküşünü durdurmak için Çin, Rusya, Hindistan gibi Dünya’da hakimiyet kazanan güçler ve Türkiye, İran gibi yükselen Avrasya ülkeleri karşısında yeni stratejiler geliştirmek zorunda bırakıyor. AB'de mevcut Brexit ve Mülteci krizleri European Dream'in (Avrupa Rüyası'nın) sonuna gelindiğini gösteriyor. Şu anda AB'nin basına kapalı kulislerinde, parçalı bir Avrupa'ya geçiş en önemli gündem maddesi. Bu da AB rüyasının sonun başlangıcı yani kaçınılmaz sonudur. Bunun beraberinde Trump yönetiminin dengesiz, saldırgan, istikrarsız tutumu ABD’nin tüm Dünya’da kredibilitesini yitirmiştir.  

G7 Zirvesi, NATO’nun hibrit savaşlarda ve özellikle çok uluslu terörizmle mücadelede etkinliğinin sorgulandığı bir dönemde gerçekleşiyor.  G7 ülkeleri Dünya’da silah sanayinin ağır toplarını teşkil ediyor, pazar payı kazanabilmek için ne kadar ileri gidebilirler? Her geçen yıl artan Küresel savunma harcamaları 1.8 trilyon dolar bir bütçeyi temsil ediyor, çok karlı olan, silah satışı, ihracatçı güçlerin ekonomisini geliştirerek, bu pazardan pay kapmak için aralarında zorlu bir savaşa yol açıyor.  Tüm Dünya’da özellikle Ortadoğu’yu ve Afrika’yı kan gölüne dönüştüren savaşlar, yeni terör örgütlerinin oluşumu, silahlandırılması ABD ve Batı ülkelerinin öncülüğünde sözde terörle mücadele bahanesi adı altında yapılmaktadır. ABD’nin tehditlerine rağmen Türkiye’nin Rus S-400 uçaksavar sistemlerinin satın alması diğer ülkelere de bir mesaj ve teşvik niteliği taşımaktadır. Bu sistemi ABD ve NATO, Türkiye’de kullanımına izin verir mi bunu mevcut Türk hükümetinin şantajlara boyun eğmemesi gösterecek.  

Batılı güçler ve Avrasya ülkeleri arasındaki hakimiyet savaşı sadece ekonomik, siyasi, diplomatik olarak değil Sanal Dünya’da yoğun bir mücadelede geçmektedir.  Siber saldırılar, siber itibarsızlaştırma, siber casusluk: modern dünyada, dijital alan jeopolitik savaşların yeni sahası haline geldi. Bir sonraki büyük uluslararası savaş dijital mi olacak? Bu konuda istihbarat teşkilatları yoğun stratejiler geliştirmektedir. Ekonomi, politika, savunma, enerji, ulaştırma: hiçbir sektör yeni tehdide, siber saldırılara karşı korunabilmiş değildir. Bu artan tehlike ile karşı karşıya olan devletler, birbiri ardına siber suçla mücadele stratejilerini benimsiyor. Örneğin Fransa, dijital ağlarını korumak, bilgisayar sistemlerinin güvenliğini sağlamak ve soruşturma yürütmek üzere özel eğitilmiş "dijital savaşçılar" yetiştiriyor ve bu sektöre bir milyardan fazla avro yatırım yaptı. Ancak bu giderler gerekli mi? Bazı ülkelerin açıklamalarına göre, ülkeler arasında siber savaş çoktan başladı. Hollanda ve Amerika Birleşik Devletleri siber casusluk suçlamalarıyla Rusya’ya şimdiden savaş ilan etmiş görünüyor. Ancak Moskova bütün bu suçlamaları reddediyor, Çin, de aynı şekilde  siber saldırılarından da sorumlu tutuluyor Pekin, ABD ve müttefiklerinin suçlamalarını kınayarak sert tepki göstermektedir. Mevcut konjonktürde, gerilimlerin artmaya devam ettiği tüm siber alanlara uygulanan bağlayıcı bir uluslararası kanun yok. BM siber sahasını daha güvenli hale getirmek için yeni çalışmalara başladı ama yeterli değil.

Avrupa artık eskisi gibi ayrıcalıklı bir kıta değil, ABD Dünya’da yetkinliğini kredibilitesini her geçen gün biraz daha fazla yitirmektedir. Eskiden teknolojiyi hakimiyeti altında tutan Batılı ülkeler bu hakimiyetlerini Çin, Güney Kore, Rusya, Hindistan gibi yeni güçlere kaptırmış durumdadır. Silah sanayi konusunda Rusya ve Çin, Batı ülkelerinin pazar paylarını özellikle Afrika ve Asya kıtasında önemli ölçüde ele geçirmiştir. Bunun beraberinde Rusya’nın öncülüğünü yaptığı birçok ülkede ‘dedolarizasyon’ yani ekonomiyi dolardan arındırma ve milli ekonomiye geçiş, ABD’nin ekonomisine önemli bir darbe vurmaktadır. Dünya’da dedolarizasyon lideri Rusya’da dolar para birimi döviz rezervlerinin yalnızca %27’sini teşkil etmektedir.

Avrasya Ülkeleri ve Batılı ülkeler arasında Dünya’da hakimiyet mücadelesi çok etkin bir strateji olan Soft Power/ Yumuşak Güç alanında da yoğun bir şekilde devam etmektedir. Türkiye bu konuda özellikle son yıllarda uluslararası anlamda yaptığı atılımlar sayesinde Afrika Kıtası ve Ortadoğu’nun yükselen etkin gücü haline gelmiştir. Çin ve Güney Kore gibi ülkeler ise Soft Power indeksine göre  Avrupa’da en etkin güçler sıralamasında öncü ülkeler haline gelmiştir.   

Dünya yeniden şekilleniyor güç merkezlerinde eksen kayması yaşanmakta, Batı Dünyası başlayan çöküşün şoklarını azaltmak için alarm niteliğinde yoğun çalışmalar yürüterek Avrasya stratejileri geliştirmektedir. Ekim ayında Rodos Forumunda ‘Yeni Dünya Düzeni ve Avrasya’nın Hakimiyeti’ Kanaat liderleri, siyasetçiler, akademisyenler ve uluslararası kuruluşlar tarafından masaya yatırılacak. Mevcut siyasetlerini ve  stratejilerini Avrasya eksenli oluşturan ülkeler Dünya’nın yeni güçleri haline gelecektir.

Eurasia Diary

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...