Bakü'ye gelen Ermeni gazetecinin "beyaz yalanları" - Azerbaycan'lı yetkililer iddiaları cevapladı - ÖZEL | Eurasia Diary - ednews.net

19 Ocak,


Bakü'ye gelen Ermeni gazetecinin "beyaz yalanları" - Azerbaycan'lı yetkililer iddiaları cevapladı - ÖZEL

Bilindiği üzere ermeni gazeteciler sessiz-sedasız Azerbaycan'a geldiler, gezdiler ve geri döndüler. Aynı zamanda Azerbaycan'lı gazeteciler Ermeniler Bakü'de olan zaman Erivandaydı. 17-21 kasım tarihlerinde AGİT'in aracılığıyla organize edilen karşılıklı seferlerde Azerbaycan'lı gazeteciler Erivan, Hankendi ve Şuşada bulundular. Ermeni gazeteciler ise Bakü'de, Gence'de ve Guba'da...

Uzman görüşü A- A A+
Karşılıklı seferler bittikden sonra Ermeni ve Azerbaycanlı gazeteciler yaşadıkları olayları, tesuratlarını ve Dağlık Karabağ'a dair makaleler yazdılar.
Bakü'ye sefer zamanı makale yazmış gazetecilerden biri de David Alahverdiyan (Davud Allagverdiyan) oldu. Bu şahsın Bakü'ye seferi ile ilgili yazdığı makalenin ismini inceledikte , bu makalenin büyük provokatör maksadlar ile yazıldığı belli oluyor. “Efsane ile karşılaşma ve ya Azerbaycan'da 4 gün” .
 
 
Allahverdiyan'ın makalesinin başlığından önce beni rahatsız eden noktalardan biri tarihi ve ebedi toprağımız olan, cumhuriyetimizin ilk başkenti, Gence'mizi “ Kaznak” olarak tanımlanması oldu. Düşünün ki, bu gazeteci barış ortamının yaradılması maksadı ile hazırlanan program kapsamında Bakü'ye sefer ediyor, ama ülkeden çıkar-çıkmaz Gence'mizin ismini “Ermenileşdiriyor”
 
Allahverdiyan yaşda ve profesyonellikde beni üsteleye bilir, ama ona önerim şu ki, Gence'nin ismi yerine kendi soy adını araştırsın, incelesin ki onun nasıl Allahverdi adında dedesi ola bilir? Onun soyu gerçektenmi “hay”lardan geliyor, yoksa bu ad emperyalist siyasetin sonuçlarından biri olarak ona miras kaldı?!
 
Allahverdiyan tem bunların yanı sıra Dağlık Karabağ'ı temsil eden Edgar Elbakya'nın son 10 yılda Bakü'ye gelmiş ilk Karabağ ermenisi olduğunu vurguladı. Allah'verdiyan Karabağdan olan ermenilerin Azerbaycan'a seferlerini abartarak Azerbaycan'da yeni bir polemik yaratmak istediği açık şekilde belli oluyor. 
 
Bu arada, okuyucuları ilgilendire bilir, Dağlık Karabağ'dan olan ve bölücü rejimi destekleyen bir ermeni gazetecinin Bakü'deki işi ne?
 
Bu şahsın ülkeye girişine nasıl izin verildi? Azerbaycan dünyanın dört bir tarafından olan diplomatları, sanatçıları , devlet adamları ve başka seçkin insanları Karabağ'a gayrı meşru sefer ettiği için ittiham ediyor ve bu insanları kendi “siyah liste”sine alarak, onların Azerbaycan'a girişini engelliyor.
 
Durum böyleyken  neden işgal altındaki topraklarımızdan gelen bir ermeni gazetecinin Baküye gelmesine izin verildi?
 
Bu sorulara cevap bumak için Azerbaycan Dış İşleri Bakanlığı sözcüsü Leyla Abdullayev'a ya ulaşdık . Leyla hanımın bu sorulara cevabı hem ilginç, hem diplomatikdi.
 
 
“Azerbaycan'a sefer eden Ermeni gazeteciler arasında Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesinden gazetecinin olması ile ilgili cevap vermek istiyorum ki, Dağlık Karabağ Azerbaycan'ın uluslararası tanınan sınırlarının içinde bulunuyor ve bildiğiniz üzere bu bölgede yaşayan ahali , iki topluluktan Ermeni ve Azerbaycanlı topluluklardan ibaretdir. Şu anda geçici olarak işgal altında olan Dağlık Karabağ bölgesinde yaşayan ermeniler Azerbaycan'ın vatandaşlarıdır ve bölgenin ermeni topluluklarından oluşuyor.
 
Genel olarak Ermeni gazetecilerin ülkemize seferlerine geldikde ise, bence bu sefer Azerbaycan, ülkemizde giden gelişme süreci, rifah, multi kültürel değerler ve saire hakkında karşı tarafın yerinde bilgi sahibi olması açısından önemliydi”
 
Leyla hanımın bu açıklaması, diplomatik açıdan doğru ve gereklidir.
Bunların yanı sıra Bakü'ye sefer etmiş Karabağ Ermenisi olan Elbekyan'ın da ataları biz Azerbaycan'lılara yabancı olamaz. Bir Ermeni'nin soy adı niye Türk menşeyli olsun ki? ( Elbekyan – Elbey – yan )
Makalede Allahverdi'nin soyundan gelen David daha bir iddia ireli sürüyor.
 
Güya gazetecilerin seferlerini organize etmek için bölücü rejim (DKÖC) “dış işleri bakanlığı” ile Azerbaycan Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanlığı ile doğrudan temasa geçti. Bu iddiaya dair ülkede resmi güvenilir kaynaklardan bilgi aldık ve öğrendik ki , bu “beyaz yalan”dır. Devlet resmileri bu iddianı keskin şekilde yalanlıyor. 
Elbette ki Alaverdiyan'ın niçin böyle yalan iddialar ireliye sürmesini anlamak zor değil.
 
Onun maksadı Karabağ'daki bölücü ve işgalci rejimin Azerbaycan hükumeti tarafından “tanındığı” yalanına Azerbaycan toplumunu inandırmak ve hükumet ile vatandaş arasında güven bağını sarsmakdı. Alaverdiyan'ın bu niyeti bir daha onun Bakü'ye hangi maksadlar ile geldiğini gözler önüne seriyor, bakın biz hangi seviyyedeki provokatörleri ülkemize gelişine izin vermişiz. 
 
Alahverdiyan sözügeçen makalesinde bir kaç yerde yerli vatandaşlar ile hiç bir iletişim kura bilmediğini, bu imkanın sağlanmadığını vurguladı.
Ancak ilginç olan şu ki, gazeteci hiçbir sosyal sorgu yapmadan Azerbaycan'lıların Ermeni'ler gibi mevcut statüko razı olduklarını, barışa hazır olduklarını, savaş istemediklerini bildridi.
 
Çok ilginçdir ki, gazeteci bunları nereden belirledi? Bu fikir hangi araşdırmanın, hangı tahkikatın  sonucunda oluşdu?
Bu arada Ermeni gazeteci 3 kişilik Ermeni grubunun 12 güvenlik görevlisi ile korunmasına da alay etmiş.
 
Hakikaten adamlar iyilik nedir bilmiyorlar
.
Tüm bunlara rağmen Ermeni gazetecinin Bakü tesüratları ile ilgili makalesinde az bile olsa da, hakikat kırıntıları vardı. Böyle ki o, Azerbaycan halkının rifah seviyesinden söz etti, ülkedeki vatandaşların yeteri kadar yüksek gelir elde etmesinden yazdı.
 
Aynı zamanda o, bizim resmi şahslarla görüşmesini yorumlayarken , Azerbaycan hükumetinin Dağlık Karabağ sorunu ile ilgili tutumunda değişiklik olmadığını , resmi Bakü'nün olumlu adımının sadece Dağlık Karbağ'a en yüksek özerk cumhuriyyet statüsü vermekle yetineceğini bildirdi. 
 
Genel olarak, bu yazıda Alahverdiyan'ın tutarsız iddiaları ve provokatör açıklamalarına resmi makamlardan elde ettiğimiz bilgiler temelinde cevap vermeye çalışdık. Lakin onu vurgulamak istiyorum ki, Ermeni gazeteci makalesinin sonunda Karabağ bir daha Azerbaycan toprağı olamayacağını iddia etti.
 
Düşünüyorum ki, bu iddiaya ben değil , Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri cevap vermeli. 
Böylelikle , Karabağ'dan ve Ermenistan'dan gelen Ermeni gazetecinin seferi barış adına hiç bir yararı olmadı , aksine yukarıda belirtiğimiz gibi çok provokatör amaçlı idi ve toplumda tepki oluşturdu.
Onun için de en iyisi bu ki, onlar bir daha zahmet edip Bakü'ye gelmesinler, az kaldı , yakın zamanda biz kendimiz geleceğiz, tankımızla, topumuzla ,Ata yurdumuza -  memleketimize döneceğiz!!!... 
 
 
Nicat İsmayılov
 
Türkçeye Çeviren Deyanet Hasanzade
 
 
 
 

Eurasia Diary

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...