Erdoğan fazla hoşgörülü mü? - "Türkiye'yi ittiham etmeyi kesin" - Peter M Tase | Eurasia Diary - ednews.net

29 Şubat, Cumartesi


Erdoğan fazla hoşgörülü mü? - "Türkiye'yi ittiham etmeyi kesin" - Peter M Tase

Tarih, çağdaş liderleri gelecek nesiller için trajik bir biçimde kaydettikçe, birçoğu yanlış anlaşılmakta ve böylece doğruluk, kavrama ve samimiyet eksikliği ile kaydedilmektedir. Batı dünyasının en önemli ve yanlış yorumlanmış liderlerinden biri Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Kendisiyle ilişkili sık sık yanlış ve görünüşte önyargılı bir retorik olmasına rağmen, gerçekte bir reformcu ve ısrarla demokratik ve insani değerleri korumaya çalıştı.

Analitik Merkez A- A A+

Oldukça pragmatik iki onyıllık görev süresi boyunca Ankara, uluslararası kuruluşlarda yönetişim reformlarını teşvik etmek, büyük bir uluslararası yardım bağışçısı haline gelmek, finansal kaynaklara küresel altyapıya büyük katkıda bulunmak , çıktı büyümesini güçlendirmek  ve tarımsal üretkenlik için programlara yatırım yapmak için kilit bir oyuncu haline geldi. 

Kuzey Amerika’nın ana akım medyasının raporlarından bağımsız olarak, uluslararası izleyiciler Türkiye'nin jeopolitik rolü  Avrasya'dan Vietnam'dan Ekvador'a kadar hissedildiği takdire şayan ekonomik büyümesinde büyük bir atılım olduğunu biliyorlar.

Erdoğan’ın Avrupa ve Orta Doğu'nun ötesinde bile sağlam ve işbirlikçi dış politikası, Türkiye'nin 2014-2015 yıllarında Vietnam ile (Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi; Sivil Havacılık ve Denizcilik İşbirliği) iki ikili anlaşma sağlamasına yol açtı.

Ayrıca, Türkiye Latin Amerika'da giderek daha fazla yer almaktadır; Ekvador liman altyapısına yapılan yatırımlar 750 milyon ABD dolarına ulaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’nın Batı Yarımküre ile stratejik bağlarını yeniden canlandırdı; Güney Amerika ve Karayipler'e iki yıl üst üste iki resmi ziyaret gerçekleştiren tek başkan (2015 ve 2016).

Türk halkı geçen yılda anayasa referandumuna aktif olarak katılarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sarsılmaz bir destek verdi; Ankara’nın devlet teşkilatını yürütme kolunun genişletilmiş sorumluluklarıyla birlikte Amerikan yönetim modelininkine yakınlaştıran tarihi bir başarı elde etdi.

Dikkat çekici bir şekilde, ABD Başkanı Donald Trump, on yıllardır Türkiye ile var olan yıpranmış ikili ilişkileri ve stratejik ortaklığı onarmak için büyük miktarda nüfuz ve çaba harcadı. Bu dikkate değer bir dostluğun gerçek bir kanıtı, 2017'de Cumhurbaşkanı Erdoğan için düzenlenen Beyaz Saray resepsiyonu, Trump Oval Ofis'e girdikten sadece dört ay sonra gerçekleşdi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetlerini teçhizat, ileri teknoloji ile temin etmesiyle beraber  NATO  ve diğer NATO üyesi ülkelere istihbarat desteği verdiğini de kanıtladı. Dahası, küresel güvenliği artırmak amacı ile Erdoğan siyasi yetenek sergileyerek  Suriye’deki iç savaşı Avrupa ülkelerinin gündemine taşıdı. 
 
Ortadoğu'da devam eden mülteci kriziyle ilgili  Avrupa Birliği'nden haksız yere saldırıya uğrayan insanlar adına mali yardım talep ederek  kıta krizini yönetmeye gayret etti.  Finansal ve insan kaynaklarını hafifletmek için kritik bir rol oynadı.
 
 
AB'nin çok az yardımı , Uluslararası Medyanın ahlaki teşviki olmasada, Türkiye'nin tek taahhüdü sayesinde, savaşdan acı çeken insanlara destek olarak kapılarını açmıştır.
 
Avrupa'daki diğer ülkelerin aksine, Türkiye'nin jeopolitik kaldıracı, finansal omurgası, endüstriyel gücü, konsolide demokrasisi ve ülkenin kalkınması için elverişli bir sonuç elde etmek için liderlik kapasitesi vardır.
Sayın Erdoğan yönetiminde, 1995 yılında kuruluşundan bu yana Dünya Ticaret Örgütü'nün çok taraflı ticaret görüşmelerinden daha fazla ikili ticaret anlaşması imzaladığını göz ardı edemeyiz.
 
Erdoğan liderliğinde Türkiye, mal ve hizmet ticareti için büyüyen bir sistemi teşvik etmiştir; mühendislikte inovasyonun hızla yayılmasını sağladı; ve birçok ülkeyle serbest ticaret ortaklıklarını benimsedi.
 
Bu tür önlemler Türkiye'deki yaşam standartlarını iyileştirerek milyonlarca insanın yoksulluktan kurtulmasına izin verdi. Bu cesur liderlik sayesinde Erdoğan, çok büyük uluslararası öneme sahip bir ülkede sürekli artan popülaritesi ile art arda üç seçim kazanan tek başbakan olarak modern Türkiye tarihine girmiştir.
 
 
 
Peter M. Tase, Avrasya, Ortadoğu, eski Sovyetler Birliği ve Güney Amerika'nın jeopolitiği ve jeostratejisi konusunda bir stratejist ve analisttir. ABD ile ilgili olarak bu alanların jeopolitik ve jeostratejik gerçekleri üzerine odaklanmış çok sayıda yazı ve makaleler yazarıdır. Paraguay Ekonomik Forumu'nun Kurucusu'dur.
 

Bu yorumda ifade edilen ifadeler ve görüşler yazarın görüşleri olup Eurasia Diary'nin resmi duruşunu yansıtmaz

Eurasia Diary

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...