İngiltere: İran'ın tankerimize el koyması kaygı verici | Eurasia Diary - ednews.net

20 Ağustos, Salı


İngiltere: İran'ın tankerimize el koyması kaygı verici

İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nda İngiltere bandıralı Stena Impero adlı bir petrol tankerine el koydu. İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, 'gelişmenin kaygı verici olduğunu' açıkladı

Dünya A- A A+

İran'ın Liberya bandıralı ve İngiltere'de bir şirkete ait olan ikinci bir tankere de el koyduğunu duyurdu ancak İran'ın yarı resmi haber ajansı, ikinci tankere "güvenlik uyarısı yapıldıktan sonra izin verildiğini" söyleyerek haberi yalanladı. İşletmecisi ise, gemiye "silahlı güçlerin çıktığını" ancak sonra gemiyi terk ederek serbest bıraktığını açıkladı. İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt ise, "iki tankere el konmasının kabul edilemeyeceğini, gelişmelerin kendisini çok kaygılandırdığını" söyledi.

Hunt, sorunun 'süratle çözülmemesi' halinde İran için ciddi sonuçları olacağı uyarısını yaparken ABD Başkanı Donald Trump da konuyla ilgili olarak İngiltere hükümetiyle görüşebileceğini açıkladı.

İngiltere hükümetinin acil durum komitesi, olayla ilgili görüşmek üzere toplandı.

İran devlet televizyonunda okunan Devrim Muhafızları'nın açıklamasına göre, ilk olarak İngiliz bandıralı gemiye "Hürmüzgan Eyaleti Denizcilik İdaresi'nin talebi üzerine el konuldu ve İran kara sularına çekildi."

Öğleden sonra Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fuceyra Limanı'ndan yola çıkan Stena Impero isimli gemide 23 görevli vardı. Devrim Muhafızları, Stena Impero'nun, "uluslararası denizclik kurallarına uymadığı gerekçesiyle" durdurulduğu ve İran kara sularına çekildiğini söyledi.

Devrim Muhafızları'na yakın Tasnim Haber Ajansı da, İran Liman Denizcilik Kurumu'nun "İngiliz petrol tanker Stena Impero'nun sorun çıkardığına dair bildirimler aldık. Askeri birliklerimizden, gerekli incelemelerin yapılabilmesi için tankere Bandar Abbas Limanı'na kadar eşlik etmesi istedik." açıklaması yaptığını duyurdu.

Aynı açıklama, bir süre sonra Devrim Muhafızları'nın Sepahnews adlı resmi internet sitesine de konuldu.

Tasnim'e göre tankerin deldiği üç kural var: "GPS (konum belirleme sistemi) cihazını kapattı, Hürmüz Boğazı'na giriş yönünden değil çıkış yönünden girdi ve uyarıları dikkate almadı."

Stena Impero'yu işleten Northern Deniz İşletmeleri adlı şirketin yetkilileri, gemiyle bağlantı kuramadıklarını açıkladı.

Şirket yekilileri, İngiltere saatiyle 16.00 (TSİ 18.00) sıralarında Stena Impero'ya Hürmüz Boğazı'nda, uluslararası sularda Suudi Arabistan'a doğru giderken kimliği belirsiz botlarla birlikte bir helikopterin yanaştığını, ardından geminin kuzeye, İran yönüne doğru hareket etmeye başladığı ve o saatten bu yana gemiyle irtibat kurulamadığını söyledi.

İngiliz bandıralı geminin İsveçli sahibi de, geminin saldırıya uğradığını söyledi.

İngiltere Dışişleri Bakanı Hunt, "Eğer gemilerin kontrolünü bırakmazsa bunun İran için sonuçları olur" dedi, ancak İngiltere'nin askeri seçenekleri değerlendirmediğini, diplomatik bir çözüm bulacaklarını söyledi.

İngiltere'nin güçlü bir karşılık vereceğini söyleyen Hunt, "denizde seyahat özgürlüğü kısıtlanırsa Tahran en büyük kaybeden olur" açıklaması yaptı.

Hunt ve Amerikalı mevkidaşı Mike Pompeo'yla telefonda görüştü. Hunt'ın, İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'le telefon görüşmesi yapması bekleniyor.

İngiltere 'İkinci bir tanker de durduruldu' dedi, İran yalanladı

Stena Impero'nun alıkonulmasından yaklaşık 40 dakika sonra Liberya bandıralı, Glasgow merkezli Norbulk şirketinin sahibi olduğu ve işlettiği Masdar isimli ikinci bir petrol tankerinin de Hürmüz Boğazı'ndan geçtikten sonra yönünü ani şekilde değiştirerek kuzey, İran yönüne doğru ilerlediği duyuruldu.

İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, "İranlı yetkililerin Hürmüz Boğazı'nda iki tankere el koymasından son derece kaygılıyım" açıklaması yaparak, ikinci tankerin de İran tarafından durdurulduğunu duyurmuş oldu.

Hükümetin yaptığı acil toplantıya katılacağını belirten Hunt, iki tankerin serbest bırakılması için neler yapılabileceğini görüşeceklerini söyledi:

"İki gemide de çok farklı milliyetlerden çalışanlar var, ancak anladığımız kadarıyla iki gemide de İngiliz vatandaşı yok. Tahran'daki büyükelçimiz İran Dışişleri Bakanlığı ile irtibat halinde, sorunu çözmeye çalışıyor. Biz de uluslararası ortaklarımızla yakın bir şekilde çalışıyoruz.

"Bu alıkonulmalar kabul edilemez. Denizlerde yolculuk özgürlüğünün sağlanması ve bölgede her geminin güven içinde özgürce hareket etmesi çok önemli."

Ancak bu açıklamalardan kısa bir süre sonra, yarı resmi Tasnim Haber Ajansı, 'bölgesel askeri kaynaklara' dayandığırdığı haberinde, bu iddiaları yalanladı:

"Çıkan haberlerin aksine bu gemi alıkonulmadı. İranlı güvenlik güçleri tarafından güvenlik uyarıları yapıldıktan sonra yoluna devam etmesine izin verildi."

Bir süre sonra, Çin'den Suudi Arabistan'a giden Masdar isimli tankerin yönünü tekrar değiştirdiği, İran'a doğru değil batıya, Basra Körfezi'ne doğru ilerlediği duyuruldu.

İran'dan "güvenlik uyarıları yapıldı" haberleri gelse de, geminin işletmecisi Norbulk Shipping, yaptığı açıklamada "silahlı güçlerin gemiye çıktığını," geminin yaklaşık 3 buçuk saatin sonunda serbest bırakıldığını bildirdi:

"Gemiyle yeniden iletişim kurulabildi. Gemiye çıkan silahlı güçlerin gemiyi terk ettiği, tankerin seyahatine devam etmek için serbest bırakıldığını doğruluyoruz. Mürettebatın tümünün durumu iyi ve hepsi güvende."

Başbakan Theresa May, henüz Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizle ilgili bir açıklama yapmadı.

Trump: İngiltere ile birlikte çalışacağız

ABD Başkanı Donald Trump, gazetecilerin soruları üzerine petrol tankerine el konulmasıyla ilgili olarak "İngiltere ile konuşacağını" söyledi:

"[İngiltere] Bizim için çok önemli bir müttefik. İngiltere'yle konuşacağız. Bu benim İran'la ilgili söylediklerimin doğru olduğunu gösteriyor, İran sadece sorun çıkarıyor. Başkan Obama'nın yaptığı o saçma anlaşmayı hatırlayın, çok kısa bir süre sonra süresi doluyor. Çünkü kısa zamanlı bir anlaşmaydı. Eğer başka ülkelerle uğraşıyorsanız, 50 ya da 100 yıllığına uğraşmalısınız, kısa süreliğine değil. Çok saçma bir anlaşma imzaladı. Bu, İran'la ilgili söylediklerimi haklı çıkarıyor. Ne olacağını göreceğiz.

"Geminin Amerikan gemisi olmadığını biliyorum, İngiliz gemisi, sanıyorum bir ya da iki tane olabilir.

"İngiltere'yle her zaman yakın bir müttefiklik ilişkimiz oldu. ABD'nin oradan geçen çok az tankeri var çünkü artık kendi enerji kaynaklarımızı kullanıyoruz. Son iki buçuk yılda [bu konuda] çok gelişme kaydettik. Yani, bizim oradan geçen çok fazla tankerimiz yok ama savaş gemisi olan birçok gemimiz var. İngiltere'yle konuşacağız, yazılı anlaşmamız yok ama bir anlaşmamız var.

"Sonuçta olanları duyduk, önce bir tane olduğunu, ardından iki tane olduğunu duyduk. İngiltere ile birlikte çalışacağız. Yakında yeni bir başbakanları olacak, ki bu iyi bir şey, biz de İngiltere'yle birlikte çalışıyor olacağız. Ama yazılı bir anlaşmamız yok, ama bana göre uzun süredir bir anlaşmamız var."

Beyaz Saray da, Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Garrett Marquis'in açıklamasına atıfta bulunarak, ABD'nin İran'ın İngiltere tankerine el koyduğuna dair haberleri gördüğünü duyurdu ve ekledi: ABD, İran'ın tehlikeli tutumuna karşı güvenliğini ve çıkarlarını korumak için müttefikleri ve ortaklarıyla birlikte çalışmaya devam edecek.

Marquis, İran'ı şiddeti tırmandırmakla suçladı ve "İngiltere, bir hafta içinde İran rejiminin tırmandırdığı şiddetin ikinci kez hedefi oldu" dedi.

ABD, Hürmüz Boğazı'nda uluslararası hava sahasındaki silahsız hava araçlarının bölgeyi izlediğini, boğazdan gçen ABD'ye ait gemilerle sürekli irtibat halinde olduklarını duyurdu.

ABD Merkezi Kuvvetler'den Yarbay Earl Brown, "ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanlığı, bölgede ilerleyen gemilerle sürekli irtibat halinde kalarak güvenliklerini garanti altına alıyor" açıklaması yaptı.

Hürmüz Boğazı'nda bir haftada ikinci gerilim

Hürmüz Boğazı'nda son haftalarda yaşanan gerilim, 4 Temmuz'da İran'a ait bir petrol tankerinin Cebelitarık Boğazı'nda İngiliz donanması tarafından durdurulması ve sonrasında yapılan karşılıklı sert açıklamalarından ardından başladı.

Geçen hafta Reuters haber ajansına konuşan ABD'li askeri yetkililer, İngiltere'ye ait ham petrol taşıyan tankerin, İran kara sularına yakın bir bölgede, İran tarafından gelen beş bot tarafından durdurulmaya çalıştığı bilgisini vermişlerdi.

İngiltere Savunma Bakanlığı, İran donanmasına bağlı hücum botların BP'nin işlettiği tankerin yolunu kesmeye çalıştığını ancak İngiltere Kraliyet Donanması'na bağlı bir savaş gemisinin müdahalesi sonucu İran botlarının tankerden uzaklaştığını açıklamıştı.

BBC'ye konuşan İngiltere Savunma Bakan Yardımcısı Tobias Ellwood, tankerin, güzargahı değiştirilerek İran kara sularına yönelmesinin amaçlandığını söyledi. Başbakan Theresa May de, "kaygı duydukları" açıklaması yaptı.

Ardından 11 Temmuz günü İngiltere, Hürmüz Boğazı'ndaki İngiliz bandıralı gemileri güvenlikleri konusunda uyardı.

İngiltere Kraliyet Donanması da, Basra Körfezi'ndeki ticari gemilere savaş gemilerinin eşlik etmesinin planlandığını duyurmuştu.

Ruhani: Denizlerde güvensizlik yarattınız, sonuçlarını göreceksiniz

4 Temmuz'da İngiltere, Avrupa Birliği (AB) yaptırımlarını delerek İran'dan Suriye'ye ham petrol taşıdığını öne sürdüğü bir tankeri Cebelitarık Boğazı'nda durdurdu ve çalışanların ifadelerini aldı.

İngiltere'ye bağlı Cebelitarık özerk yönetimi, Grace 1 isimli tankerin Suriye'deki Banyas rafinerisine ham petrol taşıdığına dair güvenilir bilgiler olduğunu açıkladı.

Kaptanı tutuklandan gemi hâlâ İngiliz donanması tarafından limanda tutuluyor. Cebelitarık Özerk Hükümeti Yüksek Mahkemesi, Cuma günü yaptığı açıklamada geminin 30 gün daha limanda tutulacağını açıkladı.

İran ve İngiltere arasındaki gerilim, bu olayın ardından büyüdü. İranlı Savunma Bakanı dâhil üst düzey yetkililerin İngiltere'ye yönelik "karşılık verilecek" açıklamaları devam etti.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, İngiltere'yi, Cebelitarık Boğazı'nda İran tankerinin durdurulmasının "karşılığı olacağı" konusunda uyardı. Cebelitarık Boğazı'ndaki olayı "aptalca bir davranış" olarak yorumladı:

"İngilizlere sesleniyorum, denizlerde güvensizlik yarattınız, kısa zamanda sonuçlarını göreceksiniz."

İngiliz hükümeti, İran kara sularında İngiliz ticari gemilerine yönelik saldırı riski seviyesini açıklamanın yapıldığı sırada en üst seviyeye çıkarmıştı. Hürmüz Boğazı'ndaki İngiliz bandıralı gemileri güvenlikleri konusunda uyarmıştı.

Son olarak Salı günü İran'ın dini lideri Ali Hamaney, İngilizleri "saldırgan" olmakla ve "korsanlık yapmakla" suçladı; karşılık verileceğini söyledi.

Körfez'deki gerilim nasıl başladı?

ABD Başkanı Donald Trump'ın, 2015'te P5+1 ülkeleri (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve Almanya) ile İran arasında imzalanan nükleer anlaşmadan çekileceğini açıklamasının ardından, İran'a dönük yaptırımlar, 2018'de bazı istisnalarla birlikte yeniden başlatıldı.

Ancak 2 Mayıs'ta ABD, bu istisnalara da son verdiğini açıkladı ve İran'a yönelik geniş çaplı yaptırımlar başladı.

Bundan üç gün sonra da Amerikalı yetkililer, İran'dan gelecek tehditlere karşı Orta Doğu'nun çeşitli bölgelerine füze savunma sistemi ve savaş gemisi göndereceğini açıkladı.

8 Mayıs'ta İran'dan bir adım geldi. Nükleer anlaşmayı ihlâl edecek boyutlara ulaştırmadan, nükleer programındaki kısıtlamaları küçük ölçekte aşacağını duyurdu. Anlaşmaya taraf diğer ülkelerin İran'a yönelik yaptırımlara karşı ABD'yi dengelememesi halinde, daha ileri gidebileceği konusunda uyardı.

12 Mayıs'ta, ikisi Suudi Arabistan'a ait dört petrol tanker, Hürmüz Boğazı'nda saldırıya uğradı. ABD İran'ı suçlarken Tahran, suçlamaları reddetti.

Yaklaşık bir aylık sessizliğin ardından 20 Haziran'da İran, ABD'ye ait bir insansız hava aracını, 'kendi hava sahasına girdiği' gerekçesiyle düşürdü.

4 Temmuz'da İngiltere de gerilime dahil oldu ve Cebelitarık Boğazı'ndan geçen İran'a ait bir petrol tankerini durdurdu.

BBC news Türkçe

Eurasia Diary

Metinde hata varsa, onu not alıp Ctrl + Enter tuşuna basarak bize gönderin.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


Загрузка...